Çarşamba, 13 Temmuz 2011 15:55

13 Temmuz 2011
Saliha Ferşadoğlu This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Bugün, biz kadınlar, birbirine her ne kadar uzak olsa da iç içe geçmiş bir kavramın tüketicileri konumunda buluyoruz kendimizi: Tesettür modası. Tesettür; örtmek, saklamak, gizlemek mânâsına gelir ve burada amaç bedensel olarak algılanmaya karşı durmaktır.
Moda ise görünür olanın daha da fark edilir olmasını sağlayarak dikkat çekmeye çalışır.
Tamamen zıt amaçlar doğrultusunda bir yol tutan bu iki zihniyetin bir araya gelmesi oldukça sağlıksız bir görünüm ortaya çıkarmakta. Bunu bizzat tecrübe ediyoruz.
Eskiden, biz tesettürlülere yönelik kıyafetlerin azlığından, benzerliğinden dert yanar; firmaların tüketicinin ihtiyaçlarına göz yummasını ihmalkârlık, umursamazlık olarak değerlendirirdik. Kendi hayal dünyamızın kapılarını zorlayarak değişik çizimler yapar, terzilere diktirme yoluyla bu sıkıntımızı gidermeye çalışırdık.
Şimdi, firmalar çoğaldı, ürünler çeşitlendi, bollaştı. Lâkin tesettür kelimesinin anlamı öyle büyük bir hızla boşaltıldı ki kimse neler olup bittiğini anlayamadı.
Pardesüler kısaldı, darlaştı. İşte bir örnek:
Kız kardeşim, arkadaşıyla birlikte kendilerine pardesü almak için mağaza mağaza gezdikleri halde istedikleri gibi bir şey bulamamışlar. Üstüne üstelik arkadaşının bedeni 38 olduğu halde, giydiği 42 beden pardesüler dahi dar gelmiş. Arada iki beden fark var! Derin uçurumu görebiliyor musunuz?
Bir de gittikçe azalan düğme sayısı da cabası…
Kapatmaya, örtmeye değil alenen sergilemeye, gösterişe yönelik bir giyinme mücadelesi.
Sundukları cafcaflı, süslü, farklı tasarımlar gözümüze ve nefsimize o kadar hoş geliyor ki… Şatafatlarına, albenilerine, çekimine kapılmayan kadın var mı, merak ediyorum.
Güzellik ve zarafet kisvesi altında tesettürü taşıdığımızı zannederken tesettürsüzlüğün en alâsını sergilemek…
Edebin bir parçası, fıtratın gereği olan tesettürü hakkıyla ifa edememek…
Kapitalist/materyalist sistemi ağzıyla reddeden, bedeniyle destekleyen bir kukla haline gelmek…
İçimizde büyüyen ve hızla değer kavramlarımızı kemiren tehlikenin farkında mısınız?

http://www.sentezhaber.com/tesettur-modasi--makale,7668.html