Çarşamba, 04 Aralık 2013 10:27

Tekirdağ 1973 İl Yıllığında geçen bir hatıra.. Yorumsuz olarak buraya alıyorum. / m.s.

...........
Arap harflerinin kaldırılıp, yerine yeni Türk harflerinin getirilmesindeki önemi ve isabetli kararı belirtmek için, Atatürk'ün Tekirdağ’da Hoca Mevlâna Mustafa Özeren ile yaptıkları konuşmayı değerli bir örnek ve belge olarak sunuyoruz.
Atatürk :
— Hoca Efendi yeni yazı biliyor musunuz ?
— Bilmiyorum.
— Eski yazıyı ne kadar zamanda öğrendiniz ?
— Epey uzun zamanda.
— Yanlışsız eski harflerle yazmak kolay mı?
— Yanlışsız yazmak pek kolay değil.
Atatürk, kağıt ve kalemi alıp hocaya vererek, eski yazıyla şu sureyi yazdırıyor: «Vettini, vezzeytuni, ve turi sînîne ve hazel beledil emin lekat halaknel insane fi ahseni takvim sümme...»
Söylenen sureyi büyük bir dikkatle kâğıda yazan Hoca Mevlâna Mustafa Özeren, sonunda ne olacağını kestirmeğe çalışırken, Atatürk:

— Hocam, ben bu yazdıklarını (Valtin, Valziton) diye de okuyabilirim, buna ne dersin?
- Efendim, bunun üstünü var, esresi var, şeddesi var, meddi var, bunları koyduğunuz zaman aslı gibi okunur, cevabını veriyor.
Bunun üzerine Atatürk, kalemi eline alıyor. Hocanın yazısının altına bir çizgi çekerek aynı sureyi yeni Türk harfleriyle yazıyor ve yanındakilere okutuyor. Arapça bilen bilmeyen herkes yazıyı aynı şekilde okuyor.
Atatürk :
— Görüyorsun ya hocam, bu harflerin şeddesi meddesi yoktur. Hem bak, bu harflerle ne kadar kolaylıkla ve yanlışsız okunuyor. İşte biz bunu düşünerek ve garp âsârını da kolaylıkla öğrenmek, bütün cihana lisanımızı kolaylıkla öğretebilmek için lâtin harflerini kabul ediyoruz. Buna ne dersiniz ? diyor.

Hoca :
- Çok güzel efendim, çok güzel, diyecek bir şey yok. Allah muvaffak etsin, cevabını veriyor.
Gazi kendi el yazısı bulunan kâğıdı Mevlâna Mustafa Özeren’e uzatmış :
- Bu kâğıt sende kalsın, bir hatıram olsun. Yeni harfleri öğren ve herkesi öğrenmeğe teşvik et, bir daha gelişimde seni böyle göreyim,
demiş ve yanındakilerle dışarı çıkmıştır. (1)

alt

alt

1: Bu yazı hâlen Hoca Mevlâna Mustafa özeren'in damadı Mehmet Ali Bey'de maden bir kutu içinde saklanmaktadır. Fotokopisi, Halk Eğt. Mrk. ve Müze'de
vardır.
(Tekirdağ 1973 İl Yıllığı s.28-29)

Müzakere için: http://www.risaletalim.com/index.php?topic=4864.msg23968#msg23968

M. Serkan

*****
Kaynak: Zerre-Miskāl
Mustafa Kemal'in Tin Sûresi hatırası
 
İLGİ: http://risaletalimhaber.com/haber/10637-#.Up8DJFiIrmI