Pazartesi, 10 Kasım 2008

 

 

TASHİH ÜZERİNE  Bilâl TUNÇ This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

 

    Bidâyetten i’tibâren Risâle-i Nûr Külliyâtını teşkil eden Eserlerde az da olsa dizgi-baskı ve kâtip hatâları görülebiliyor. O günlerin imkânsızlıkları göz önüne alındığında, bunlara nazar-ı müsâmaha ile bakmamak insafsızlık olur. En nâmüsâid şatlarda; ihtilâl sadâları arasında, dârağaçlarının gölgesinde, cephe-i harbte, sürgünde, tecrîd-i mutlakta, .. bir mevhibe-i ilâhî olarak sâha-i vücûda gelen Risâlelerin ma’nâ ve rûhuna giydirilen elbisenin yaralı bereli olması aslâ bir nakîse olamaz. Belki şân ve şereftir. Bununla berâber Üstâd Hazretleri sehivlerden râhatsızdır ve kendisi yetişemediği için, Dâirede bulunan ehl-i ilm ve hocaları vazîfeye da'vet etmektedir:

“ ‘Hadîslerin ve râvîlerin beyânında hatâm varsa tashîhini ricâ ediyorum’ diye i’lân ettiğim hâlde, müstensihlerin sehivleri müstesnâ olarak şimdiye kadar yalnız (‘16’ – ‘61’) bu iki rakamda elif sehven takdîm edilip, (onaltı), (altmışbir)e çevrildiğini bir Amerikalı misyoner İncîl-i Yuhanna’da göstermiş. … Elbette ba’zı sehivler bulunabilir. Ve hiçbir kusur sayılmaz. Hem müstensihlerin çoğu Arabî okumadıklarından onların dahî sehivleri bulunur ve müellifine isnâd edilir. Çünki bütün sehivleri o görmüyor. Bütününü kendi tashih etmek kàbil değildir. Mâdem şimdi ehl-i ilm ve hocalar Dâireye giriyorlar, bu büyük hayırlı tashîhe yardım etmek onlara borçtur. ” (Os. teksir Zülfikàr)

“Hakîkaten tashih mes’elesi ehemmiyetlidir. Ba’zan bir harfin ve bir noktanın yanlışı, kıymetli bir ma’nâyı zâyi’ eder. En evvel, yazanlar bir kere güzelce mukàbele etsinler. Sonra tashihçi adamlara ve bana versinler. Mâşâallah, bu def’a bana gelen Asâ-yı Mûsâ mecmûalarında hem yanlış azdır, hem bir derece tashih edilmiş. Cenâb-ı Hak, hem yazanlardan, hem tashihçilerden ebeden râzı olsun, âmin.” (Emirdağ L.)

    Bugünkü duruma gelince: Eserlerin yeniyazıya çevrilmeleri sırasında yapılan ve Latin harflerinin kifâyetsizliğinden meydana gelen hatâlara lâkaydlıktan gelenler de eklenince, sehiv mes'eleleri vahîm bir seviyeye yükselmiş bulunmaktadır. Risâleleri birçok yayınevi basıyor, birçok dillere çevriliyor, dünyânın dört bir yanında Hizmetler katlanarak devâm ediyor.. Radyolar, televizyonlar, gazeteler, dergiler, sempozyumlar, konferanslar, .. Fevkal’âde güzel Hizmetler.. Ve nâmütenâhî imkânlar.. Ama yarım asırdır; sehivsiz, aslî imlâsıyla klasik bir Külliyât ortaya koyamamışız!.. Ve hiçbir ma’zeretimiz yok! Ve bundan hepimiz salâhiyet ve imkânlarımız nisbetinde sorumluyuz.

    Fakir, rastladığım sehivleri; becerebilirsem düzelterek, olmazsa olduğu gibi Yeni Asya Neşriyât’a gönderiyorum. Ancak mes'ele büyük.. Topyekûn bir seferberliğe ihtiyâç var.