Pazartesi, 08 Şubat 2010 

 

M. Latif SALİHOĞLU

Hilâfeti kaldırma çabaları

 

Mustafa Kemal ile İsmet Paşa, Hilâfet makamının kaldırılması maksadıyla, 14 Şubat 1924'te başbaşa bir görüşmede bulundular.

Bu görüşmede varılan fikrî müşterekliğin yansımaları kısa sürede kendini gösterdi.

Hilâfetin kaldırılmas hakkında hazırlanan kànun taslağı henüz Millet Meclisi'ne dahi getirilmeden, Halife Abdülmecid'e son hazırlıklarını yapması istendi.

İlgili kànun, Meclis'te 3 Mart'ta görüşülerek kabul edildi. Ancak, Abdülmecid Efendi 29 Şubat günü "Son Cuma Selâmlığı"nı ifâ etmek zorunda kaldı.

3 Mart günü, Meclis'te Hilâfetin lağvedilmesi ile birlikte, Osmanlı Hanedanına mensup bütün şahsiyetlerin ülkeden çıkarılmasına, yani hudut harici edilmesine de karar verildi.

Bu acımasız karar, çok gariptir ki aynı gece içinde uygulamaya konuldu ve 600 kadar Osmanlı nüfusu tam bir perişaniyet içinde sınırdışı edildi.

Dolmabahçe'den Çatalca'ya, oradan da trenle İsviçre'ye gönderilen Abdülmecid Efendi, oradaki dünya ajans temsilcilerine şu yazılı açıklamayı yaptı: "Millet Meclisi'nin 'Hilâfeti ilga' kararı yersiz ve haksızdır." (TTK, Cumhuriyet Tarihi Konolojisi, s. 411)
 

Lozan'da verilen söz

Hilâfetin kaldırılmasına dair ilk ciddî görüşmenin Lozan Konferansının II. safhasında (Temmuz 1923) yapıldığı yönünde kuvvetli bilgi ve belgeler var.

Bu bilgi ve belgenin en önemlisi 6 Ekim 1959 tarihli Büyük Doğu Mecmuasının 29. sayısında yayınlandı.

"Lozan'ın içyüzü" başlıklı bu geniş makalede, Yahudi Hahambaşı Haim Naum'un tavassutuyla, İsmet Paşa ile Avrupa'lı Hıristiyan delegeler arasında bir dizi gizli görüşme ve anlaşmaların yapıldığı açık bir dille ifade ediliyor.

Gizli celselerde, İsmet Paşa tarafından Hilafetin kaldırılması sözünün verildiği ve Türkiye'de dinin tamamen devre dışı edileceği yönünde de Yahudî ve Hıristiyan temsilcilere teminat verildiği hususu da, yine aynı mecmuada açıkça yer alıyor.

Şimdiye kadar kimsenin çıkıp da tekzip edemediği bu iddiaların doğruluğuna Üstad Bediüzzaman ve Nur Talebeleri de tam kanaat getirmiş olmalı ki, Büyük Doğu'da neşredilen aynı makale, Emirdağ Lâhikası isimli esere de iktibasen dahil edildi.

Arzu edenler, bahsi geçen makaleyi Emirdağ Lâhikası'nın 286, 295, 277 ve devamındaki sayfalardan takip edebilir.

Bir nevi "Lâhika mektubu" şeklinde neşredilen bu fevkalâde makale, Risâle–i Nur Külliyatı" baskısı yapan hemen bütün yayınevlerinin çıkarmış olduğu Emirdağ Lâhikası isimli eserde yer almaktadır.

Ancak, bunlardan bir tanesini istisna tutmak durumundayız: Şahdamar Yayınları...

 

Lozan bilgileri

Meraklılarına, Lozan Konferansı hakkında şu kısacık bilgileri de aktarmak istiyoruz.

Konferansın hem görgü şahidi, hem de Türk murahhas üyesi olan Dr. Rıza Nur'un, konuyla ilgili hatıraları ile o günlerde (1922–23) Meclis Başkanvekili olan Rauf Orbay'ın hatıralarını bulup okumanızı tavsiye ederiz.

Kezâ, Üstad Bediüzzaman'ın Tabiat Risâlesi isimli eserinin baş kısmını dikkatle mütalâa etmenizi ve Kadir Mısıroğlu'nun da "Lozan Zafer mi, Hezimet mi?" isimli kitabı okumanızı tavsiye ederiz.

* * *

Lozan görüşmeleri, Türk temsilcilerle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, Rusya ve Yugoslavya temsilcileri arasında Lozan Üniversitesi salonunda yapıldı.

İki ana safhada yapılan ve bir süre kesintiye de uğrayan Lozan görüşmeleri, toplam sekiz ay kadar (Kasım 1922–Temmuz 1923) bir zaman aldı.

Bu zaman zarfında (hiç olmazsa Mayıs'a kadar), Bediüzzaman Said Nursî'nin de Ankara'da bulunduğu ve çevrilen dolaplardan bir şekilde haberdar olduğunu da son bir not olarak hatırlatmış olalım.

Y. Asya, 14.02.2008

E-Posta: This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız