Salı, 02 Nisan 2013 13:35

 
alt

Mîzân  
Sayı: 128,  Sahîfe: 530
26 R.evvel 1327
4 Nîsan 1325
[17 Nîsan 1909]
Cum‘aertesi

alt

Evvelki akşam geç vakit tevdî‘ olunan şu hitâb bugüne kalmıştır:

(Aynen)
Askere Hitâb
Ey şanlı asâkir-i muvahhidîn! Ve ey millet-i mazlûmeyi ve mukaddes İslâmiyyet’i iki büyük vartadan tahlis eden muhteşem ve muntazam kahramanlar!.
Cemâl ve kemâliniz, intizâm ve inzibâttır. Bunu da hakkıyle en müşevveş  zamanda gösterdiniz. Ve hayâtınız, kuvvetiniz itâattedir. Bu meziyyet-i mukaddeseyi en ufak âmirinize karşı bile irae eylediniz. Otuz milyon Osmanlı ve üçyüz milyon İslâm’ın nâmûsu artık sizin itâatinize bağlıdır. Ve ra’yet-i tevhid-i ilâhî sizin içün yed-i şecâatinizdedir. Sizin o mübârek elinizin kuvveti de itâattir. Sizin zâbitleriniz, müşfik pederlerinizdir. Kur’an, hadîs ve hikmet ve tecrübe ile sâbittir ki, âmire itâat farzdır.
Ma‘lûmunuzdur ki, otuzüç milyon nüfus yüz sene zarfında böyle iki inkılâbı yapamadı. Sizin o itâatten neş’et eden hakīkī kuvvetiniz umum milleti ve İslâmiyyet’i medyûn-i şükran etti. Bu şerefi hakkıyle teyid etmek, zâbitlerinize itâatledir. İslâmiyyet’in nâmûsu da o itâattedir. Biliyorum ki, müşfik pederleriniz olan zâbitlerinizi mes’ûl ettirmemek içün işe karıştırmadınız. Şimdi iş bitti. Zâbitlerin âgûş-i şefkatlerine atılınız. Şerîat-ı garrâ böyle emrediyor. Zîrâ zâbitler ulü’l-emirdirler. Ve ulü’l-emre itâat farz-ı ayndır. Şerîat-ı Muhammedî’nin muhâfazası da itâat’ledir.
Kānûn-i Esâsiyye’yi Şerîat’e istinâd ile umûmumuz kabûl ettik. İtâtte bulunan bin kişi itâatsiz ve intizamsız yüzbin kişiye galebe eder. Bu iki inkılâb bunu isbât etdi. Zîrâ umum millet yapamadı, siz yaptınız. Eğer sizin itâatinizde düşmanlar biraz zaaf görürse, büyük cesâret alır. Hudûdları tecâvüz eder. Eğer siz âmirlerinize itâate dahâ ziyâde kuvvet vermezseniz Şerîat’e karşı mes’ûl olursunuz. Resûl-i Ekrem, Asr-ı Saâdet’de olduğu gibi şimdi de Harem-i Şerîf’den ma‘nen elini kaldırmış gibi size itâati emrediyor.. Zîrâ Şerîat’in bekāsı ve teâlîsi askerin itâatiyledir.
Fî 2 Nîsan sene 325
Bedîüzzaman
Saîd-i Kürdî
 
B. Tunç     Ö. İ. Pektaş     Y. S. Tunç