Print

Cuma, 30 Ocak 2009 15:22

 

Hz. Bediüzzaman'ın doğum tarihine dair

M. Latif Salihoğlu
 
Bediüzzaman Said Nursî'nin doğum tarihiyle ilgili ihtilâfın, ihtilâftan ziyade farklılığın çeşitli sebepleri vardır.
Milâdî takvime göre 1873'ten 1878'e kadar değişkenlik arz eden bu farklılğın sebeplerini şu şekilde sıralamak mümkün:
Birincisi: Göbek ismi "Mehmed / Muhammed" (*) olan Said'in doğum tarihiyle ilgili, hatta nüfus kütüğüyle ilgili bugüne kadar herhangi bir yazılı kayda, belgeye rastlanılmış değil.
İkincisi: 1870'li yıllarda doğan—bilhassa Şark'ta dünyaya gelen—çocuklara Rûmî, ya da Milâdî takvime göre doğum tarihi konulduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı gibi, böyle birşeyin mevcut olduğuna da ihtimal veremiyoruz. Zira, gayet iyi biliyoruz ki, o bölgenin dindar vatandaşları, hasseten o devirde çocuklarının doğum tarihini Hicrî takvime göre belirlemiştir: Yoğun şekilde kullanılagelen Recep, Şaban, Ramazan, Bayram, Cuma, Muharrem, Sefer ve benzeri isimler, bu kudsî isimlere hürmetin yanı sıra, Hicrî takvime olan bağlılığın da bir işareti sayılır.
Üçüncüsü: Üstad Bediüzzaman'nın mübarek nesebi olan hakiki milliyeti ve hasseten mânevî hüviyetine dair meselelerin zâhir belgesi, bir hikmete binaen bulunamıyor. Sırr–ı teklif ve imtihan hikmetine binaen...
Ahirzamanın vazifeli şahsiyetlerini bildiren unsurlar açıkça değil, ancak "nur–u imanın dikkatiyle" bilinebilir ve tanınabilirler.
Ahmed Feyzi'nin eseri Maidetü'l Kur'ân'da da kısmen nakledildiği üzre, İmam–ı Ali, Gavs–ı Azam, İmâm–ı Şâ'rânî ve Osman–ı Halidî gibi zatların rivâyetlerinde, Ahirzaman Mehdisinin vasıfları arasında tarih–i velâdeti de zikredilmiştir. Eh, bir de ortaya bunun belgesi çıkarsa, herkes ister istemez tasdike mecbur olabilir ki, bu da 24. Sözün 3. Dalında zikredilen kâinatta câri İlâhî kànunlara ve hasseten "hikmet–i ibham"a uygun düşmüyor.
Yani, Hz. Mehdi'yi ve Mehdilik alâmetini açıkça bildiren seyyitliği (Âl-i Beytten oluşu) ve siyaset mesleği gibi doğum tarihi de müphem (belli belirsiz) ve perdeli olmak iktiza eder.
Not–1: Daha geniş bilgi için, S. T. Gaybî'nın başlarında derc edilen "İkinci Mektub"a müracaat edilsin.
Not–2: Kısmen Tılsımlar Mecmuasında da (Zeyil olarak) derc edilen Mâidetü'l Kur'ân isimli eserin orijinalinde, Hz. Üstad'ın doğum tarihinin "Mizân–ı Şâ'rânî"ye istinaden Hicrî 15 Şaban 1293 (Berat gecesi) olduğu naklediliyor ve sonlara doğru da şöyle bir yorum yapılıyor: "Çokların zann–ı hilâfına, Bediüzzaman Hazretlerinin 'Kürdî' oluşu, onun Şark'ta doğmuş olmasından mütevellid bir zehabdır. Lî–hikmetin: Onun mahiyetini gizlemek için bir libâs–ı sâtirdir." (Age, s. 163; İttihad 2006 baskısı)
Aynı hikmetli izah tarzı, Emirdağ Lâhikasında (s. 75) yer alan Hasan Feyzi Efendinin bir mektubunda da mevcut. Orada, Hz. Bediüzzaman'ın hakikatte seyyid ve şerif olduğu, ancak bir hikmete binaen, onun bu yönünün setr ve ihfâ olunduğu beyan ediliyor.
Hasılı, bütün bu hikmet ve hakikatlere binâen, Hz. Bediüzzaman'ın doğum tarihinin de bir derece müphem ve perdeli olması gerektiği kanaatini doğuruyor. Dolayısıyla, bu konu üzerinde mevcut—ancak, asla taalluk etmeyen—bazı farklılıkları itidal, anlayış ve mülayemetle karşılamak, iddialarda bulunurken çokça sert ve rijid gitmemek gerektiği kanaatini taşımaktayız.
 
(*) Mehmed Said Okur imzası: 1953’te Vakıf Gureba Hastanesinden alınan bir heyet raporunda yer alıyor.
“Muhammed” olan göbek ismi ise, yine Ahmed Feyzi Kul’un Mâidetü'l Kur'ân isimli eserinde yer alıyor.