Pazar, 18 Nisan 2010 18:50

 

Nüsha Farklılığı Örnekleri

 

Kâtip, baskı/dizgi hatâları bidâyetten beri hep olagelmiş.. Üdebâ ve bilhassa şuarâmız da; - Fuzûlî’den Ekrem KILIÇ’a - bu durumdan hep şikâyet edegelmişler.. Ba’zan bir nokta, “göz”ü “kör”, ba’zan bir harf, “vâfir”i “kâfir” etmeye yetmiş..

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/55-sitem-sitem-uestuene

Hele yeniyazıya geçilirken ve sonrasında yapılan okuma/yazma, imlâ yanlışları tam bir ömür törpüsü..

Risâle-i Nûr Külliyâtı da bu sehivlerden masûn kalamamış..

Meselâ; D.H.Örfî’nin H.1327(M.1909) baskısının 32. sayfasında TENBÎH başlıklı yazının hemen ikinci kelimesi, (استفعا)“istif’â”..1 H.1328(M.1910) baskısında da (İkinci baskı) öyle..2 Acabâ, anlamı nedir?.. Anlamsız bir baskı-dizgi hatâsı olmalı ki, 1950’lerdeki bir teksir nüshada3 bizzat Hz. Üstâd’ın hattıyle, (استعفا) “isti’fâ” olarak düzeltilmiş ve kelime, ma‘nâya kavuşmuş.. Kelime hayâtlanmış..

Dîvân-ı Harb-i Örfî’nin yine TENBÎH kısmından farklılık/sehiv örnekleri:

“Fakat medeniyyet, nev’-i insâniyyetin teraqqî ve tekemmülle mâhiyyet-i nev’iyyesini kuvveden fi’le çıkmasına hizmet eder.  Bu nokta-i nazarda medeniyyeti istememek, insâniyyeti istememekdir.”1


İlk baskıdaki,

“Bu nokta-i nazarda medeniyyeti istememek, insâniyyeti istememekdir.”1

cümlesi, ikinci baskıda;

İşte bu nokta-i nazarda medeniyyeti istemek, insâniyyeti istememekdir.”2

olmuş!. Burada, cümlenin öncesine zıd bir ma’nâ husûle gelmektedir ki, bir baskı hatâsı olduğu açıktır. 


Nitekim; 1950’lerin ortalarına doğru Osmanlıca olarak teksir edilen ve Hz. Üstâd’ın kendi eli ile değişiklikler yaptığı nüshada, yeni düzenleme ile berâber tashih de yapılmış:

“Fakat; medeniyyet nev’-i insâniyyetin teraqqî ve tekemmülüne, mâhiyyet-i nev’iyyesini[n] kuvveden fi’le çıkmasına hizmet eder. İşte, bu nokta-i nazardan, medeniyyeti istemek, insâniyyeti istemekdir..”3

Külliyât’ın yeniyazı ile basımı sırasında son bir düzenleme ile cümle şöyle olmuş:

“Fakat hakîkî medeniyyet; nev’-i insânın terakkî ve tekemmülüne, ve mâhiyyet-i nev’iyyesinin kuvveden fi’le çıkmasına hizmet ettiğinden, bu nokta-i nazardan medeniyeti istemek, insâniyeti istemekdir.”4 (Târihçe-i Hayât,1958, s.40)

Buraya kadar olan tashih ve değişiklikler; Hz. Üstâd hayâtta iken, yâ bizzat, yâ da onun tensîbi ve nezâreti altında yapılmış ve mes’ele bitmiştir. Zâten çoğu yayınevleri de bu son şekli esas alıyorlar.

Bknz:

Eski Saîd Dönemi Eserleri, Y. Asya Neşriyat, 2009, s.149

RNE Websitesi: 

http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=DivaniHarbiOrfi&Page=55

Ancak, nedense; bu değişiklik ve tashihlerle ilgili bilgi ve belgeler, - meselâ, dipnotlarla - okuyucuya ulaştırılmamaktadır.. Bu basit tedbir ihmâl edildiği içindir ki, ba’zı kişiler, bizzat Hz. Müellif’in eli ile veyâ kontrolü altında yapılan değişiklikleri dahî reddedebilmekte, “Risâleler tahrif ediliyor!” yaygaraları ile kafaları karıştırabilmekte ve akıllara fütûr verebilmektedirler.  

Misâllendirelim…

Mezkûr cümleyi bir yayınevi böyle vermiş:

“İşte bu nokta-i nazardan şimdiki medeniyeti istemek, insâniyeti istememektir.”5(İctimâî Reçeteler, Tenvir Neşriyat,1990, s.64)

Buradaki “şimdiki” kelimesi, 1. ve 2. Baskılar dâhil, öncekilerde bulunmamaktadır.. Ma‘nâ olarak da cümlenin sibâkına ters düşüyor..


Bir yayınevinin internet sitesinde ise şöyle:

“İşte bu nokta-i nazarda medeniyeti istememek, insâniyeti istememektir.”6 (Zehra Yayıncılık, İçtimâî Dersler, s.179)

Burada durum şu: 1. ve 2. Baskıların ortalaması alınmış.. Ma‘nâ kaybı yoksa da şekil olarak ikisinden de ve sonrakilerden de farklı..

 *****


alt 

1
alt
2
alt
3

  alt
4


alt
5

http://www.nuralemi.com/sayfalar.php?id=36&sayfaNo=179&mode=b
6  

B. Tunç