Salı, 06 Temmuz 2010 16:23

 

Bedîüzzamân ve Şark
Mustafa ÖZTÜRKÇÜ


"İğneyi Kendine", Muhterem Ekrem KILIÇ'ın ibret dolu yazılarından biriydi.. http://www.risaletalim.com/index.php?topic=2486.0 

Fakīr de öyle yapmaya çalışıyorum.. İğnenin ucunu biraz kendi(miz)e değdiriyorum.. Kusura bakılmaya..

Kıymetli araştırmacı Mustafa Öztürkçü’nün üç bölümlük yazı dizisinin Yeni Asya’da neşrinin Van Mevlidi’ne denk getirilmesi ayrı bir güzellik oldu.. Yazarımıza ve Gazetemize teşekkürler..
http://www.yeniasya.com.tr/2010/07/05/dizi/default.htm 

Yazı içerisindeki gözden geçirilmesi, açıklanması veyâ belgelenmesi gereken bâzı noktalar izâle edilir, vuzûha kavuşturulursa inşâallah dahâ da güzelleşecek..

Belki de yanılıyorum?.. Müdakkik okuyucularımızdan istirhâmım, tesbitlerimizi tedkik etsinler.. Maksadımız doğruya ulaşmak.. Yanlışları tasfiye etmek.. Buldukları en küçük bir sehvi bildirirlerse kendilerine müteşekkir olurum..
***

1) “Yaklaşık 180 hane olup (meralarıyla), …” (1. Bölüm)

*(meralarıyla) kelimesinin burada kullanılması pek anlaşılmıyor.. (mezraalarıyla) olabilir mi? Açıklansa uygun olur.
***

2) “Daha sonra burada Ruslara esir düşer, yirmi yedi gün sonra Rus esaret kampına götürülür. ” (2. Bölüm)

*Târih verilmemiş. Bitlis’te tedâvî edildiği süre ve yol bu 27 güne dâhil mi? Bahsi geçen kampın yeri neresi?
***

3) “Van’a o zamanın valisi olan Hasan Paşa’nın ısrarlı dâveti üzerine, bu dâvete icabet ederek gelmiştir. Bu yıllarda Vali Hasan Paşa’nın yanında kalır.
Vali Hasan Paşa Van’da kısa bir süre kalır.
” 

*1898’de Van Vâliliğine gelen İşkodralı Tâhir Paşa’nın yakın selefleri arasında da, halefleri arasında da resmî kayıtlarda Hasan Paşa bulunmamaktadır..
http://msmardin.com/?p=87
Bu isimde bir vâlinin kısa süre kalmış olması muhtemeldir ama belgesiz kesin hüküm vemek mümkün olabilir mi?
***

4) “ .. Üstad, 1925 yılının Şubat ayına kadar Van’da kaldı.

*Güvenilir kabûl edilen eserlerdeki yanlış bilgiler tahkiksiz aktarılınca böyle zincirleme yanlışlar oluyor..   
Belgelere göre, Sürgün'ün vâki' olduğu târih; 1926 (10 Şubat ile Mart başları arası) oluyor.
http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/140-bediuzzaman-in-surgun-tarihi
http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/141-barla-da-te-life-baslama-tarihi
***

5) *Vanlı talebeleri sayılırken, Molla Resûl unutulmuş.
***

6) Bedîüzzaman ilk def'a 1892 yılında Mardin' egelir.

*Bedîüzzaman ilk def'a 1894-95 yıllarında Mardin' egelir.
http://msmardin.com/?p=127#more-127
***

7) Bedîüzzaman, ordu kumandanı Zeki Paşanın dâveti üzerine Erzincan'a gelir.

*Belge?
***

8) “Birinci Said döneminde kaleme aldığı eserlerin toplamı on bir adet olup, isimleriyle birlikte mahiyetlerini şöyle sıralamak mümkündür.” (3. Bölüm)

*Bu “onbir”in belgesi var mıdır?.. Üstâd, Dârül Hikmet’de iken doldurulan Terceme-i Hâl Varakasında 17 adet te’lîfâtı olduğunu beyân ediyor..
http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/134-bediuzzaman-in-hayatindan-tesbitler
*** 

9) “Nurun İlk Kapısı:  .. 1925 yılında Burdur’da telif edilmiş, ilk baskısı târihsiz olarak basılmıştı.” 

*Nûrun İlk Kapısı, Birinci Said dönemi eserlerinden midir? 1925 yılında Üstâd henüz Van’da bulunduğu için eserin te’lîfi 1926’da olmalı değil midir?
Basılmış olduğunun belgesi?...

*** 

10)Nokta Rısâlesı: 1337’de (R.1921 - H.1919) telif edilen ..
*.. 1337 (Târih Hicrî ise M.1919, Rûmî ise M.1921)'de tab’ edilen ..
***
 
11)Şuaât: 1339’da (R.1923 - H.1921) telif edilmiş… 
*Şuâât, H.1339’da (M.1921) tab’ edilmiş..
***
 
12)Rumuz: Telif tarihi 1339’dur (R.1923-H.1921 ).
*.. Tab‘ târîhi H.1339’dur. (M.1921)
***
 
13)İşârât: Telif tarihi 1339’dur (R.1923-H.1921). 
*.. Basım târîhi H.1339, M.1921’dir.
***
 
14)Tuluât:  Telif tarihi 1339’dur (R.1923-H.1921). 
 *.. Tab‘ târîhi H.1339, M.1921’dir.
***
 
15)Hutuvat-ı Sitte: Bu eser 1920 yılında İstanbul Evkaf-ı İslâmiye Matbaasında basılmıştır.
*Bu eser gizli olarak (târihsiz ve matbaa ismi belirtilmeksizin) basılmış ve gizli olarak dağıtılmıştır. 
***

16) “Divan-ı Harbi Örfi: 1909 yılında telif edilmiş, 1911 yılında İkbal-i Millet Matbaasında ilk baskısı yapılmıştır.”   

*Köprü’nün 2004/86 sayısındaki belgeler bu eserin (H.1327, R.1325) M.1909’da basıldığını gösteriyor..

Bilâl Tunç