Cuma, 12 Ekim 2012 12:48

 

 

Bedîüzzaman Said Nursî
Uzun Biyografisi
Ferhat ASLAN
 
Değerli çalışmanın dahâ da değerlenmesi için işâretli yerlerin gözden geçirilmesinde fayda görülmektedir. İlgililere duyurulur..
Bilâl Tunç
 
eğitimini, on dört yaşlarında iken, sonradan Ağrı ilinin bir kazası olan Doğubeyazıt'taki Beyazıt Medresesi'nde, Şeyh Mehmet Celâlî'den aldı.  
* … o zaman Erzurum’a bağlı olan Bâyezid’de (1934’den îtibâren Doğubayazıt) Şeyh Muhammed Celâlî’den aldı.
*** 
Bu üç aylık sürede, medrese eğitiminde yer alan kitapların yanında pek çok başka kitabı da okudu. Buradan icazetini alarak Doğubeyazıt'tan ayrıldı.  
* … Doğubayazıt'tan (1934’den evvel Bâyezid) ayrıldı.
***
İki yıl kadar Bitlis'te kalan Bediüzzaman, şehrin ileri gelenlerinin, özellikle de Van Valisi Hasan Paşa'nın daveti üzerine Van'a gitti.  
* … Vanlı Hasan Paşa'nın daveti üzerine Van'a gitti. 
(Bedîüzzamân’ın Târihçe-i Hayâtı, Abdurrahman, 1335)
***
Bediüzzaman'ın Van hayatı, Hasan Paşa'nın yerine İşkodralı Tahir Paşa'nın Vali olarak tayın edilmesi ile başka bir boyut kazandı.  
(Tâhir Paşa’nın selefleri arasında Hasan Paşa adında bir vâli bulunduğuna dâir belge varsa ibraz edilmeli..)
***
İşte bu  rüyanın üzerinden çok geçmemişti ki, Tahir Paşa bir gazetedeki şu haberi ona gösterdi:
(Gazete haberi, rü’yâ hâdisesinden hayli evvel olmalı değil mi?)
***
istişareler neticesinde, resmi makamların  yardımını temin etmek üzere Kasım 1907' de, henüz otuz yaşlarında iken İstanbul'a geldi.
(Tâhir Paşa’nın 16 Kasım târihli mektûbunu elden götürmüşse o günün şartlarında Kasım içerisinde İstanbul’da olması zor!..)
***
Bununla da yetinmeyen Nursi, herkese şaşkınlık veren bir uygulama başlattı. Fatih'teki Şekerci Hanı'nda bir otel odasına yerleştikten sonra, odasının kapısına şu levhayı astı:
* … Fatih'teki Şekerci Hanı'na yerleştikten sonra, odasının kapısına şu levhayı astı:
***
Bediüzzaman, zulmen atıldığı bu ilk hapishanede çok kalmaz ve Meşrutiyet'in kabulünden sonra ilan edilen siyasi af kapsamında hürriyetine kavuşur.
(Meşrûtiyet’in îlânının üçüncü günü Sultan Ahmed’de nutuk îrâd ettiğine göre Meşrûtiyet’in îlânına yakın serbest bırakılmış olmalıdır..)
***
Bugünlerde, özellikle Selanik patlamaya hazır bir bombayı andırıyordu. Bediüzzaman 11 Temmuz'da Sultan Ahmet meydanında yaptığı "Hürriyete Hitap" nutkunun aynısını, Selanik meydanında da vererek, tırmanan tehlikenin önünü kesti.
(O günlerde Selânik’in patlamaya hazır bir bombayı andırmasının sebepleri neydi?)
* … 26 Temmuz'da Sultan Ahmet meydanında yaptığı "Hürriyete Hitap" nutkunun aynısını, Selanik meydanında da vererek, tırmanan  tehlikenin önünü kesti.
***
1910 tarihine gelindiğinde, Bediüzzaman seyahatin yönünü güneye çevirerek, Hakkari, Bitlis, Muş,  Urfa, Kilis, Diyarbakır'a uğrayarak Şam'a geçti.  
* 1910 sonlarında, Bediüzzaman seyahatin yönünü güneye çevirerek, Hakkari, Bitlis, Muş,  Urfa, Kilis, Diyarbakır'a uğrayarak Şam'a geçti. 
(İstanbul’dan ayrılması zâten 1910 yılı.. )
***
Fakat ödeneğin devamının bir türlü gelmemesi nedeniyle proje ilerleyemez. Gerek Tahir Paşa ve gerekse halefi olan Tahsin Paşa, Dersaadet'e gönderdikleri telgraflarla ödeneğin hızlandırılmasını rica etmişlerdir. Bu yazışmalarla ilgili İstanbul Başvekalet'te yirmi kadar belge tespit edilmiştir.
(Tâhir Paşa’nı Van vâliliğinden ayrılması 1906.. Tahsin Paşa onun halefi değil!.. Tâhir Paşa’nın ödenek istediğinin belgesi?..)
Abdülhamid’in Vâlîleri, Abdülhamit Kırmızı, 2007
***
Bitlis'in Rusların eline geçmesi ile birlikte esir düşen Nursi, Tiflis'te tedavi edildikten sonra Kosturma'daki esir kampına götürülür.  
* … Kostroma'daki esir kampına götürülür.  
***
Leningrat'tan  Almanya'ya, oradan da Petersburg üzerinden Varşova'ya gelir.  
(Leningrad ile Petersburg ayni yer!.. Almanya’ya uğradığının belgesi?)
***
Diğer yandan 12 Ağustos 1918'de kurulan, "Alimler Konseyi" veya "İslam Akademisi" hüviyeti taşıyan
* Diğer yandan 12 Ağustos 1918'de açılan"Alimler Konseyi" veya "İslam Akademisi" hüviyeti taşıyan …
(12 Ağustos kuruluş değil açılış târîhi!)
***
Nursi'nin Van'a gidiş biletinin üzerindeki tarih 17 Nisan 1923'tür. 
alt 
* Nursi'nin Ankara’dan ayrılış biletinin üzerindeki tarih 17 Nisan – 21 Nisan 1923'tür. 
(Bilet’in üzerinde Gebze yazıyor.. O yıllarda Ankara – Van demiryolu bağlantısı yok!)
***


Talebesi bu mektubu alır almaz hemen Vali Mehmet Fevzi Daldal'a götürdü.Gözden ırak bir yerde olmasındansa, gözetim altında tutulmasının daha doğru olacağını düşünen hükümet, bu mektubu da bahane ederek  25 Temmuz 1934 tarihinde onu Isparta merkezine getirtti.
*(Kuleönü'lü Hâfız Mustafa'nın mektûbuna göre Isparta'ya getirilişi, Mevlid Kandiline “24/25Hazîran 1934” tevâfuk etmektedir)