Pazartesi, 30 Eylül 2013 08:21

Arşiv Belgeleri Işığında
BEDÎÜZZAMAN SAÎD NURSÎ ve İLMÎ ŞAHSİYETİ – 1
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
Osmanlı Araştırmaları Vakfı
İstanbul – 2013
(ABIBSNİŞ-1)
Tesbit, Tashih ve Mülâhazalar

      Syf.6
"Abdurrahman’ın telif eylediği Târihçe-i Hayat, kendi eserlerinden birinin arkasında lâhika olarak ..."
{Abdurrahmân’ın te’lif eylediği "Târihçe-i Hayât", müstakil bir eserdir. Kendi eserlerinden birinin arkasında neşredilen, "Târihçe-i Hayât'ın Zeyli"dir..}  
 
Syf.26
Risâle-i Nur hizmeti, bir cemâ’attir.
{Cümle muğlak.}
 
Syf.27
Muhammed Celal
Muhammed Celâlî
{Bedîüzzamân’ın Târihçe-i Hayâtı, Abdurrahman, 1335, s.8}
 
Syf.29
"1907’de İstanbul’a geldikten sonra …"
1907 sonları - 1908 başlarında (R.1323) İstanbul’a geldikten sonra …
{Kanâatimce 1907’de fazla ısrarcı olmamak lâzım.. İstanbul’a R.1323’de geldiği kesin.. (R. 1323, 14 Mart 1908’e kadar devâm ediyor.) Van’dan kesin ayrılış târîhi belli değil.. En erken 18 Kasım 1907’de Van’dan hareket eden birinin o günün şartlarında İstanbul’a varması 1908 başlarını bulabilir..}
 
Syf.36
"1913 yılına kadar olan dönemi …"  
1918 Ağustos’unda D. Hikmet’de vazîfeye başladığı günlere kadar olan dönemi …  
{“Bugün ehamdülillâh, D. Hikmetü’l İslâmiyye a‘zâlığında vazîfe-i dîniyye ve ilmiyye ile meşgūl bulunuyor. (Bedîüzzamân Saîd Kürdî’nin Tercüme-i Hâlinden Bir Hülâsadır, Müküslü Hamza, 1334, s.7)”}
 
Syf.36
1334/1918
R.1334/1918
{O yıllarda, hem Rûmî, hem Hicrî târihler kullanılmakta olduğundan, târih tek olarak yazıldığında, kullanılan târîhin hangisi olduğunun belirtilmesi yanlışlıkları önleme bakımından uygun olur.}
 
Syf.37
"Birinci kısım, Bedîüzzamân’ın ilk hayâtının esâretten dönüşüne kadar olan kısmı ihtivâ eder. İkinci kısım ise, özellikle D. Hikmeti’l-İslâmiye üyeliğinden başlayarak Lemeât adlı eserinin telifine kadar geçen süreyi kapsamaktadır. Toplam 45 sayfadır."
Birinci kısım, Bedîüzzamân’ın ilk hayâtının D. Hikmetü’l-İslâmiye’de vazîfeye başladığı zamânın ilk aylarına kadar olan kısmını ihtivâ eder [40 sayfa]. İkinci kısım ise, özellikle D. Hikmetü’l-İslâmiye üyeliğinden başlayarak Lemeât adlı eserinin te’lifine kadar geçen süreyi kapsamaktadır [2/5 sayfa]. Toplam 42/45 sayfadır.
{“Şimdi mezkûr tefsîr-i şerifden bir cüz’ü tab‘ edilmişdir.” (Bedîüzzamân’ın Târihçe-i Hayâtı, Abdurrahman, 1335, s.39)}
 
Syf.41
"... tarihe geçen" 
Târihçe'ye geçen
 
Syf.47
"Bedîüzzamân cevâbından bir kısmı şöyledir:"
{Cümlenin yeri?}
 
Syf.53
"…, bir silsile halin Bedîüzzamân’ın hayâtı ve şahsiyeti …"
…, bir silsile hâlinde Bedîüzzamân’ın hayâtı ve şahsiyeti …
 
Syf.56
Envar Neşriyat
{Bendeki 1998 baskısı İttihad Yayıncılık tarafından yapılmış..}
 
Syf.58
"... 1878-1918 tarihleri arası ..."
... 1878-1921 târihleri arası ...
 
Syf.67
İsparit (İspayrıd)
İspâirt (İsbâirt) / İspâ'rit (isbâ'rit)
 
Syf.71
1293/1876 yılında ...
H.1293/1876 yılında …
{1293’ün hicrî olduğu ancak hesapla anlaşılabiliyor.. Ciddî bir eksiklik..}
 
Syf.76 vd.
II. Abdülhamîd 10.10.1293-6.4.1327
II. Abdülhamîd 10.8[Şâban].1293-6.4.1327
{Diğerlerini de kontrol etmekte fayda var.. Tabloda Hicrî târihlerin Hicrî olduğu ve aylar, sayı yerine isimleriyle belirtilse dahâ iyi olmaz mıydı?..}
 
Syf.83
REBÎÜLEVVEL 1295 HİCRÎ/MART 1293 RÛMÎ/ MART 1878 MÎLÂDÎ
{Sağlıklı bir tesbit değil.. H.1295, R.1293 târihleri sâdece aşağıdaki sürelerde örtüşüyor:
Hicrî (1 Muharrem - 8 Rebîülevvel) 1295, Rûmî (24 Kânûnievvel - 28 Şubat) 1293, Mîlâdî (5 Ocak - 12 Mart] 1878}
 
Syf.83
"Bunun Rûmî olduğunda şüphe yoktur; zîrâ ilmiye dışındaki memurlar o târihlerde Rûmî târih kullanmaktadırlar."   
{Belge?.. Vilâyet Salnâmeleri nde kullanılan târihler Hicrî değil mi? Bunları düzenleyenler ilmiye miydi? Açıklanması…}
 
Syf.83
"Nüfus Tezkeresindeki Mart 1293-Mart 1878 ve Rebîülevvel 1295 …"
{Sağlıklı bir tesbit değil.. H.1295, R.1293 târihleri sâdece aşağıdaki sürelerde örtüşüyor:
Hicrî (1 Muharrem - 8 Rebîülevvel) 1295, Rûmî (24 Kânûnievvel - 28 Şubat) 1293, Mîlâdî (5 Ocak - 12 Mart] 1878}
 
Syf.87
1295 (Rebîülevvel)-1293 (Mart) – (Mart 1878)
1295 (Rebîülevvel) - 1293 (Şubat) – 1878 (Mart)
 
Syf.88
"Necmeddin Şahiner’in BTBSN kitabında ise, yalnız 1873 diye yazılmıştır."
{1873, eski baskılara âid.. Yeni baskılarda 1876-1877.. (2006 baskısı)}
 
Syf.93
alt
{Buraya konulan yazı aslı, A.Kadir Bâdıllı Ağabeyin arşivinde olmalı..
 “Muhterem ve Muazzez Hocam Muhammed Saîd Nursî Efendi Hazretlerine takdim çevirisi ilk olarak, 2012’de, “Risale Tashih” ve “Risale Talim” sitelerinde yayınlandı.. Zikredilmeleri kadirşinaslık olurdu.. Kaynak listesi içerisinde www.risaletashih.com‘un bulunmaması, dahâ doğrusu bu çalışmalardan faydalanılmamış olması büyük eksiklik..}
 
Syf.100
"Fakat bu âidiyetin dahâ sonra farklı mânâlar ihsas etmesi sebebiyle, Üstad, Osmanlı sonrasında kendi köyüne nisbetle “Nursî” soyadını almış ve bunu kullanmıştır."
Üstad, 1922'lerden îtibâren “Kürd ve Kürdî” gibi lakabların farklı mânâlar ihsas etmesi sebebiyle, bu unvanları terk ile köyüne nisbetle “Nursî” lakabını soyadı gibi kullanmıştır.
{Üstâd, Osmanlı döneminde Kürd ve Kürdî lakablarından başka; Saîd, Bedîüzzamân, Saîde'n-Nursî [Saîd-i Nursî] imzâlarını da kullanmıştır.}
 
Syf.101
"Bedî-i Âlem-i İslâm unvanları kullanılmaya başlandı."
Bedî-i Âlem-i İslâmiyyet unvanları kullanılmaya başlandı.
alt
"Bizim Hazret; ya'nî Bedî-i Âlem-i İslâmiyyet, o Kürd elbisesiyle, o Kürd tavr-ı kahramânenesiyle, dâimâ taşıdığı belindeki hançeriyle kürsî-i hitâbete çıkması kendisinden ricâ olunduğundan kemâl-i salâbetle kürsiye çıkarak ve kāim olarak bir nutk-ı beliğ îrâd buyurmuşlardı. ..." Derviş Vahdetî, 14 Rebîul-evvel 1327 / 23 Mart 1325 [5 Nîsan 1909] târihli Volkan
(Nûreddin Ceylan'ın himmeti)
 
Syf.93
{Sayfa altındaki 36. numaralı not "İkinci Rivâyet": Mümkündür ama râvîsi bile belli olmayan böyle bir rivâyetin ciddî bir çalışmada olmaması gerekirdi.}
 
Syf.101
Bedîüzzamân bu lakabını Cumhûriyet döneminde Kürdî yerine Nursî diye değiştirmesine rağmen, …
Bedîüzzamân bu lakabını Cumhûriyet döneminde terketmesine  rağmen, …
{Cumhûriyet’ten önce de, Kürdî gibi Nursî’yi de kullanmıştır. Mes’ele, Cumhûriyet döneminde Kürdî ve Kürd lakablarını terkten ibârettir.}
 
Syf.131
Âl-i Bey
{?}
 
Syf.131
Eyyyûbî
Eyyûbî
 
Syf.189
       "1958 yılında Ahmed Fevzi [Feyzî] Ağabey ..." 
       {8 satır mükerrer. Bknz: Syf.187}

 

 Syf.201
       {Resim altı yazısı: "Şam" ve "2012" resim üzerinde görülemedi?}

 

Syf.205

HİCRÎ 1302 MÎLÂDÎ 1885
HİCRÎ 1302 MÎLÂDÎ 1884-1885
{Tahsil (Kur’an öğrenme) başlangıcı 7 kabûl edilirse, 1302 Hicrî; 21 Ekim 1884 – 9 Ekim 1885 olur.
Hicrî yıllar ekseriyetle iki Şemsî yıla birden sirâyet ettiği için, burada ve ilerleyen sayfalarda, tam karşılığının verilmesi dahâ uygun olmaz mı?}
 
Syf.227
1309 Hicrî/1308 Rûmî/1892 Mîlâdî
1309 Hicrî/1307-1308 Rûmî/1891-1892 Mîlâdî
[H1309 esas alındı diğerleri buna göre hesaplandı ise şöyle olmak gerekir:
1309 Hicrî / (26 Temmuz 1307 – 13 Temmuz 1308) Rûmî / (7 Ağustos 1891 - 25 Temmuz 1892) Mîlâdî]
{Hicrî-Kamerî, Rumî-Julyen ve Mîlâdî târihlerin başlangıç ve bitiş târihleri farklı olduğu için çevirmeler gün bazında yapılsa…?}
 
Syf.227
Mollay-ı Meşhûr
Mollâ-yi Meşhûr
 
Syf.242
Askerî Rüşdiyede (lisede)
Askerî Rüşdiyede (ortaokulda)
 
Syf.252
Şeyh Fethullah'dan aldığı icâzetnâme
{Belgede böyle bir şey yok!.. "İcazet ile kuran adındaki eserin" ibâresinin "İşârât-ül-İ'câz" veyâ "Mu'cizât-ı Kur'âniye" gibi bir eser olma ihtimâli dahâ kuvvetli.
 
Syf.270
Muhammed Celal
Muhammed Celâlî
 
Syf.309
Sünûsiye tarikatinin mâhiyetine âşinâlık peydâ etti.
Senûsî tarîkıne intisâb etdi.
 
Syf.317 vd.
       Hânefî
       Hanefî
 
Syf.330
Van’a ilk gidişinde Vâli Şemsi Paşa’nın konağında ikāmet etti.
{Vesîka?}
 
Syf.332
... 1314-1315 ve 1316 .. Hicrî olursa, Mîlâdî 1897, 1898, ve 1899
... 1314-1315 ve 1316 .. Hicrî olursa, Mîlâdî 12 Hazîran 1896 – 11 Mayıs 1899
… 1314-1315 ve 1316 .. Rûmî olursa, Mîlâdî 13 Mart 1898 – 13 Mart 1901 … 
{Bu târihlerin Rûmî olma ihtimâli dahâ ma‘qûl görünüyor:
Dikkat edilirse, sonraki kısımda, “… 1292 eder ki, bu faqîrin dünyâya gelmesinden bir sene evvel veyâhud rahm-i mâderdeki târîhe işâretle berâber, …”220 cümlesindeki târih, çok açık olarak Rûmîdir ve Üstâd’ın doğum târîhini sarîh olarak gösteriyor.}   
 
Syf.333
1321/1904 senesinde …
{Belge?}
 
Syf.336
1315/1900
R.1315/1899-1900
{1315’in Hicrî mi, Rûmî mi olduğu nereden belli? Hicrî olursa, 2 Hazîran 1897 - 21 Mayıs 1898 olur. Anlaşılan Rûmî olarak alınmış!.... Yânî, 13 Mart 1899 – 13 Mart 1900 olur. Şâyet Mîlâdîyi sâdece yıl olarak göstermek istenirse 1899 dahâ uygun oluyor.
Ama böyle her târih için hesap yapmak eziyetli bir iş..}
 
 
Syf.341
1316-1317/1901-1902
R.1316-1317/1900-1902
{Bin üçyüzlü târihler Hicrî olursa:
1316 (22 Mayıs 1898 – 11 Mayıs 1899) – 1317 (12 Mayıs 1899 – 30 Nîsan 1900)
Bin üçyüzlü târihler Rûmî olursa:
1316 (14 Mart 1900 – 13 Mart 1901) – 1317 (14 Mart 1901 –  13 Mart 1902)
Demek ki, Bin üçyüzlü târihler Rûmî alınmış!.. Lutfen, şu Hicrî/Rûmî târihler belirtilsin.. Postaki saymaktan perişan oluyoruz!.. İMDÂT!..}
 
Syf.346
1889 târihli Bitlis Gazetesi
1890 târihli Bitlis Gazetesi
{Resimdeki gazete 17 Şubat 1890 târihli.}
 
Syf.346
{Muhtemelen Bedîüzzaman’ın okuduğu haber de Bitlis Gazetesi haberidir ve Tâhir Paşa'nın Bedîüzzamân’a okuduğu haber de Bitlis Gazetesi haberidir. Olabilir, ama Üstâd’ın haberdâr olmasının 1898’den evvel mümkün olmadığı belirtilse..}
 
Syf.350
Târih, 1316 Hicrî (1899 Mîlâdî)’yi gösteriyordu.
Târih, 1316 Hicrî (22 Mayıs 1898 – 11 Mayıs 1899 Mîlâdî)’yi gösteriyordu.
{Hâdise, 341. sayfada Rûmî alınırken burada Hicrî alınmış.. Bunun sebebi?.. Kafamız gittikçe karışıyor!.}
 
Syf.354
Hicrî 1340, Mîlâdî 1921 seneleridir.
Hicrî 1342, Mîlâdî 1923-24 seneleridir. 
{Bu tesbitler, tab' târihleri için dahâ uygun..} 
 
Syf.354
Kızıl îcaz, 1339/1920
Kızıl îcaz, H.1339/1920-21
{H.1339/15 Eylül 1920 – 3 Eylül 1921)
1920’nin 3,5 ayı, 1921’in 8 ayından fazlası H. 1339’da.}
 
Syf.360
1318/1903
{Kaynak ve belge?}
 
Syf.367
1323/1907
1323/1907-08
[1323R./(14 Mart 1907 – 13 Mart 1908)]
 
Syf.368
kulunç hastalığı
{Metinde hastalık adı geçmiyor?.. Belge ibrâzı..}
 
Syf.371
… onun Van, Bitlis, Muş, Erzincan, Kayseri ve bu güzergâh hattı ile ulaştığı İzmit’ten geçerek İstanbul’a geldiği söylenebilir.
{Neye istinaden bu kanâate varılımş? Açıklama ricâ..}
 
Syf.371
… Ahmed Râmiz’in, bil’âhare … kitap hâlinde neşrettiği zaman, mukaddemesinde yazdığı şu yazısı …
… Ahmed Râmiz’in, bil’âhare … 2. Baskısını neşrettiği zaman, mukaddemesinde yazdığı şu yazısı …
{Mâlum, birinci baskıda mukaddeme yok..}
 
Syf.371
1323 R (1907 M) senesi zarfında idi ki, ..
1323 R senesi zarfında (1907 M sonları - 1908 M yılı başları) idi ki, ..
{Cümlenin siyâkından, bahsin, İstanbul’a gelişinin ilerleyen günleriyle ilgili olduğu anlaşılıyor. 1908 yılı başları denilse dahâ uygun olur.}
 
Syf.373
ŞEKERCİ HAN
ŞEKERCİ HANI
{Yâni, Han, şeker mi satıyormuş?.. Bu gidişle yakında “Süleymâniye Câmii” de “Süleymâniye Câmi” olacağa benzer.}
 
Syf.384 vd.
Kürdler Neye Muhtaçdır?
Kürdler Yine Muhtaçdır?
{“Neye” şeklinde okuma biraz zorlama gibi.. Üstâd, İstibdâd’da A.hamîd’den istediklerini Hürriyet’de tekrar etmiş.. Yine ayni talepleri bu def’a gazete diliyle istemiş.. “Kürdler İstibdâdda nelere muhtâc iseler yine ayni şeylere muhtâcdırlar..” mânâsında..}
 
Syf.385
İstanbul’a gelişi Kasım 1907’dir.
İstanbul’a gelişi 1907 sonu – 1908 başları’dır.
{Van’dan, 5 Teşrînisânî 1323 (18 Kasım 1907) mürur tezkiresini aldığı gün yola çıksa, o günün şartlarında Kasım 1907 içerisinde İstanbul’a gelmesi çok zor.. Aralık 1907, hattâ, Ocak 1908 de olabilir..}
 
Syf.385
        İstanbul’a gelişi Kasım 1907’dir. Zîrâ 30 Mayıs'da Van Vâliliği'ne yazılan hakkındaki soruşturma yazısı, bu târihde İstanbul'da olduğunu gösterdiği gibi ...
       {30 Mayıs'da Van Vâliliğ'ne yazılan yazı, Kasım 1907'de İstanbul'da olduğunu nasıl göstermiş..? Alâka, anlaşılmıyor?..}

 

Syf.388

“… Hürriyet’den bir sene evvel İstanbul!a geldim.” Bu beyâna göre Bedîüzzamân Hazretleri 1908’de değil, 1907 târîhinde İstanbul’a ulaşmıştır.

{O yıllarda umûmiyetle Rûmî veyâ Hicrî târihler kullanılıyordu. Hesâbı Rûmî üzerinden yaparsak, 1323 Rûmî, 14 Mart 1908’e kadar devâm ettiğine nazaran pekâlâ İstanbul’a ulaşması 1908 başlarına sarkmış olabilir.}
 
Syf.388
1322-1906
1322R/1906-7
[1322R/(13 Mart 1906 – 13 Mart 1907)]
{Bir sene sonrası R.1323 olur ki, 14 Mart 1907’den 14 Mart 1908’e kadar devâm eder.}
 
Syf.388
Bedîüzzaman, bu dilekçenin farklı bir versiyonunu, bir sene kadar sonra ayni başlıkla .. hem Kürdce, hem de Türkce olarak neşretmiştir.
Bedîüzzaman, bu dilekçenin farklı bir versiyonunu, bir sene kadar sonra “Kürdler Neye Muhtâcdır?” başlığı ile neşretmiştir.
{Burada iltibas var.. Kürdce neşredilen yazının başlığı, “Bedîüzzamân Molla Saîd‑i Kürdî'nin Nesâyihı”dır ki, bir hafta sonra bunun Türkcesi “Yâ Ma’şere’l-Ekrâd!” başlığı ile yayınlanmıştır. Ayni nüshada, “Kürdler Neye Muhtâcdır?” başlıklı yazı da var ama bu, Kürdce yazının Türkcesi değil!..}
 
Syf.388
22.11.1324/5.12.1908 ve 29.11.1324/12.12.1908
22.9.1324/5.12.1908 ve 29.9.1324/12.12.1908
{Rûmî ve Mîlâdî ayları ayni sayı ile göstermek R.Gregoryen târihler için mümkün olsa da, o yıllarda kullanılan R.Julyen târihler için mümkün değil!.. Bu çeşit hatâlar ilerleyen sayfalarda da çokca var!.. Düzeltilmeleri gerekir!.. En iyisi, ayları, adlarıyle göstermek.}
 
Syf.395
1907’de İstanbul’a gelen Bedîüzzamân, Meşrûtiyet’in îlânından evvel söylediği bir nutkunda , Sultan Abdülhamîd’i, “Yaşasın yaraları tedâvî etmek fikrinde olan Halîfe-i Peygamberî” diye vasıflandırmaktadır.
{Bu sözler, ilk olarak 1326 Hicrî – 1324 Rûmî’de (1908 sonları – 1909 başları) neşrettiği NUTUK’da geçmektedir ki, II. Meşrûtiyet’in îlânından sonradır.}
 
Syf. 397
Meşrûtiyet’in i‘lânının ilk günlerinde söylediği nutkun son bölümünde: “Yaşasın yaraları tedâvî etmek fikrinde olan Halîfe-i Peygamberî” ..
{“Yaşasın yaraları tedâvî etmek fikrinde olan Halîfe-i Peygamberî” ifâdeleri II. Meşrûtiyet’in i‘lânının üçüncü günü İstanbul’da irticâlen îrâd, sonra Selânik’de tekrar etdiği ve Misbah’da neşredilen Hitâbe’de geçmiyor..}
 
Syf.396

“(…) biçare millet de iktidâ etsin. Madem ki, İmâmsın!...”.45

{Bu parça, 25 Mart 1909 târihli Volkan'dan -az değişikliklerle- alınmış olmalı. 45 numaralı dipnotta verilen Misbah nüshasında bulunmamaktadır. } 

 

Syf.397

23 Mart 1909
24 Mart 1909
 
Syf.400
O şefkatli Sultana boyun eğmedim”
Ona boyun eğmedim”
{Bu tâbir, yeniyazı nüshalar için geçerli. 1909, 1910 baskılarında ve 1950’lerde teksir edilen bir Osmanlıca nüshada “Ona” şeklinde. }
 
Syf.400
Molla Selim, … 1913’de ilk isyanı başlatan şahıstır. … 1915-1916 Rus Harbinde Şehid olmuştur. (?)
{Bilgiler sıhhatli görünmüyor..}
 
Syf.404
“Van Vilâyet-i Aliyyesine”
{“Van Vilâyet-i Aliyyesine” belgesinin, – çevirisinin bulunduğu - 405. Sayfadaki, “Van Vilâyetine Şifre”nin yerine geçmesi.. Onun yerine 65 numaralı dipnotta belirtilen belgenin konulması çok uygun olur.}
 
Syf.404
       Kürdler Neye Muhtâc?
       Kürdler 
Yine Muhtâcdır

        Syf.405
        Müsveddâtı
        Müsevvedâtı

 

 Syf.405

{“65” ile işâretli çeviriye, aslının fotoğrafı (404’deki belge yerine) konulsa…}
 
Syf.405
{21 Mayıs 1324 târihli telgraf aslı (fotoğrafı) konulmamış..}
 
Syf.405
{“66” ile işâretli dipnot, ilgili belgeye değil, syf.404’deki belgeye âid}.
 
Syf.405
{9 Temmuz 1324 târihli “67” ile işâretli çeviri, syf.404’deki vesîkaya âid..}
 
Syf.405
{Resim alt yazısı, syf. 404’deki belgeye âid.}
 
Syf. 405
{1- “Van Vilâyeti’ne gönderilen şifre ise aşağıdaki gibidir:” arabaşlığı sona gelmiş, çevirinin başına konulsa..  2- Belgenin yanındaki yeniyazıya çevirme 404’deki belgeye âid..}
 
 Syf.408
         "... diye rapor vermesiyle ..."
        {Bu raporun bir resminin konulması uygun olurdu.}
 
Syf.409
1907’nin sonlarına doğru
1907 sonları 1908 başlarında
 
Syf.409
Kürdler Neye Muhtaç
Kürdler Yine Muhtâcdır
{Bknz: 384. sayfanın açıklaması..}
 
Syf.414
"Ben Kürdistan dağlarında büyümüş idim." şeklinde başlayan kısım içn verilen dipnot76'da gösterilen kaynak yanlış. Doğrusu "Nutuk" olmalı../ Eski Said Dönemi Eserleri (Y. Asya), s.180.
Misbah'ta şöyle: "Ben Kürdistan dağlarında büyüdüm. Merkez-i hilâfeti güzel tahayyül ediyordum. Sonra, bundan yedi-sekiz ay evvel İstanbul’a geldim. Gördüm ki: - tenâfür-i kulûb se­bebiyle – İstanbul, medenî libâs giymiş vahşî bir adama ben­zer (Şimdi ittihâd ve muhabbet-i milliyye ile bu şehir, medenî adam, ve fakat yarı medenî, yarı vahşî libâsından bize arz-ı dîdar ediyor). Kürdistan’da fenalığın sebebi, Kürdistan uzvu hastalanmış zannedi­yordum. İstanbul’a gelip nabzını tutmakla teşrih etdim ki, her tarafa ve Kürdistân’a sirâyet eden kalbdeki, merkezdeki hastalıkdır. Tedâvîsini düşündüm. Gördüm ki; medeniyyet-i hakīkıyyeyi teşkil eyleyen İslâmiyyet, medeniyyet-i hâzıradan pek geri kalmış. Gûyâ sû’-i ahlâkımızdan İslâmiyyet bize darılmış, mazî tarafına dönüp gidiyor, Zamân-ı Saâdet’e bizi şikâyet edecek. (...)" http://www.risaletashih.com/index.php/esintiler/319-dag-meyvesi-aci-da-olsa-devadir 
 
Syf.414
Yedi-sekiz ay geri gelsek, 1907 Kasım’ı olur.
 7,5 ay geri gelsek, 1907 Aralık’ı olur. 7 ay geri gelsek, 1908 Ocak'ı da olabilir.
{Bu hesaplama tarzı ile ancak yaklaşık bir sonuca varılabilir.}
 
Syf.418
yâni
nâm-ı cedîd (yeni adı)
 
Syf.419
{Son paragrafın ilk cümlesi düzensiz..}
 
Syf.424 vd.
maKal’a
makāle
 
Syf.424
{Bu sayfada ve bu cedvelde olduğu gibi Kitabın tamâmında, Rûmî-Julyen ayların Mîlâdî takvimdeki ay sırası ile gösterilmeleri tamâmen yanlış!..}
 
Syf.424 2- Tercümân-ı Efkâr
{Bu gazetede yazısının bulunduğunun belgesi?}
 
Syf.425 7- Şark ve Kürdistan
19.11.1324/2.12.1908
6.9.1324/19.11.1908
 
Syf.426 26- Volkan (97)
23.3.1325/5.4.1909
25.1.1325/7.4.1909
{Bknz: Syf. 550, 229 numaralı dipnot.}
 
Syf.426 27- Volkan (99)
25.3.1325/7.4.1909
27.1.1325/9.4.1909
{Volkan (99)’da böyle bir yazı bulunamadı.. (97) ile iltibas olabilir.}
 
Syf.426  32- Volkan (107) 33- Volkan (105)
32- Volkan (105) 33- Volkan (107)
{Târih kronolojilerinde takdîm/te’hirler var.}
 
Syf.426 Volkan (107)
Kahraman Askerimize
Kahraman Askerlerimize
 
Syf.427 36- Mîzan (128)
Asâkire Hitâb
Askere Hitâb
 
Syf.427 38- Mîzan (129)
Cem‘iyyetlere Hitâb
Cem’iyyetlere İhtâr-ı Mühim
 
Syf.427 
{Serbestî (152)’deki “Asker Kardeşlerime” başlıklı yazı, cedvele konulmamış?}
 
Syf.427 39- Serbestî (154)
Cem'iyyetlere Hitâb 
{Serbestî (154)’de böyle bir yazı bulunamadı?}
 
Syf. 436
Sekiz tane cem’iyyete …
Yedi tâne cem’iyyete ..
{“Ben nasıl ki, dindâr yedi cem’iyete mensubum”
1909, 1910 baskıları 1950’lerde teksir nüsha.(Yedinci Cinâyet)}
 
Syf.441
{“Hattâ denilebilir ki, ..” ile başlayan ilk cümle düzgün değil!..}
 
Syf.444 
{Buradaki resim Meşrûtiyet'in îlânı gününe âid. Ayrıca Üstâd'ın konuşmasını bu balkonda yaptığının delîli?} 
 
Syf.447
{Resim altı yazısı fotoğraf aslındaki ile farklı!}
 
Sfy.452
bozmasına
bozulmasına
 
Syf.455
El Yazması Nutuk, İstanbul, 1323
{Burada zikredilen El Yazması Nutuk, Matbû‘ Nutuk (H.1326/R.1324)dan çok sonraları elle çoğaltılan ve târîhi 1326 yerine sehven, 1323 yazılan bir nüsha olabilir.. Yoksa 1323 târihli elyazma bir Nutuk, mümkün değil!..
1323, 13 Mart 1908’de bitiyor.. Dahâ Hürriyet i‘lân edilmemiş, gazetelerde yazısı çıkmamış.. Bu eser gazetelerde yayınlanan yazı ve nutuklarından tertib edilmiş olduğuna göre?..
Bu târih, 1072. sayfadaki el yazma nüshadan alınmış olmalı. Dikkat edilirse 1323’ün iki "3"ü arasında kitâbet farkları var.. Sondaki "3", aslında, sehven ters yazılmış "6" olmalı!..}
 
Syf.457
{Tecümân-ı Efkâr’ın resminin buraya konulma sebebi?}
 
Syf.458
Bedîüzzamân’ın Yayınladığı İlk Makāle: 24 Mayıs 1908
{Belgesiz nasıl böyle bir tesbit yapılabiliyor, hayret?!..}
 
Syf.458
“… Tercümân-ı Efkâr gazetesindeki128 yazısıdır.”
{Verilen kaynakdan olsa olsa çok zayıf bir ip ucuna ulaşılabilir.. Ortada olmayan bir şeyden böyle kesin bir hüküm çıkarılması doğrusu çok abes olmuş!}
 
Syf.458
Hürriyet’in îlânından Hemen Önce ve Sonra
Hürriyet’in îlânından Hemen Sonra
{Üstâd’ın Hürriyet’den evvel bir nutkuna veyâ gazete yazısına henüz ulaşılamıştır.. İddiânın belgelendirilmesi!..}
 
Syf.459
Hürriyet’in Îlânı olayından kısa süre önce irticalen yaptığı konuşmalar …
Hürriyet’in Îlânı olayından kısa süre sonra irticâlen yaptığı konuşmalar …
{Belki dost çevresinde yapılan husûsî sohbetlerde olabilir.. Ama Hürriyet’den evvel bir meydan konuşması iddiâ ediliyorsa belgelendirilmesi!..}
 
Syf.495
İttihad ve Terakkî Gazetesi, 6 Eylül 1908; El Yazması Nutuk, 1323, sh. 22-24.
{6 Eylül 1908, 9 Şâban 1326, 24 Ağustos 1324 târihli Yazı, 1323(!) târihli El Yazması Nutuk’da nasıl yer almış ki?. }
 
Syf.497
İLMİYE!
{Bu, yazının başlığı değil.. Gazetenin köşe/sütun başlığı.. } 

Syf.503
     {Emanuel Carasso ile görüşmesinin belgesi?}

 

Syf.508-9

Bahid        

Bahît "بخيت"
      {Syf. 506'daki vesîka}
        
      Syf.511

Sultan Ahmed Camisi
Sultan Ahmed Câmii
 
Syf.520-21
{Resim alt yazısı karşı sayfadaki ile ayni!.}
 
Syf.529
1 Şubat 1909 târîhinde çıkaracağı gazetesinin mürâcaatını gerçekleştirir.
{Mürâcaat ettiğine dâir belgeler var (syf.530-31) ama mürâcaatın kesin târîhini bilemiyoruz..} 
 
Syf.529
1498 numaralı bir arîza …
{Bu numara, Bedîüzzamân’ın dilekçesine değil, Matbûât-ı Dâhiliyye Müdîrliğinin yazısına âid!.}
 
Syf.530
{Resim altı yazısı ve sayfa altındaki dipnot muhtevâsı, syf. 531’deki vesîkaya âid!. Buranınki, üstteki çeviride..}
 
Syf.531
5 Şubat 1909
6 Şubat 1909
 
Syf.533
Cem‘iyyetin kuruluşunun 4 Şubat 1324/17 Şubat 1909 olduğu … 
{Volkan’ın 48. sayısında (26 Muharrem 1327, 4 Şubat 1324, 17 Şubat 1909) gazete başlığının altına, “İttihâd-ı Muhammedî Cem‘iyyetinin mürevvic-i Efkârıdır” ibâresi eklenmiş.. Yine bu nüshada İttihâd-ı Muhammedî Cem‘iyyeti Nizamnâmesi’nin 10 maddesinin neşredildiğini görüyoruz. 1. maddede, Cem‘iyyet’in, “1327 sene-i hicriyyesinde Dârül Hilâfe’de teşekkül ..” ettiği yazılı. Syf.534)
70. sayısındaki (19 Safer 1327, 26 Şubat 1324, 11 Mart 1909) "Tebşîr" başlıklı yazıda kuruluş târîhi dahâ kesin ifâde ediliyor:
" ... Sâye-i Nûr-i Nübüvvet’de 'İttihâd-ı Muhammedî Cem‘iyyeti' bihakkın müessesdir. Ve târih-i te’sîsi de 327 senesi, Muharremü’l-harâm’ının 15. ve 324 Kânûnisânî’sinin 24. Cum’aertesi gününden [6 Şubat 1909] i‘tibâr olunmuştur. ..."}
 
Syf.546
23 Mart 1325/5 Nîsan 1909
21 Mart 1325/3 Nîsan 1909
{23 Mart 1325/5 Nîsan 1909, Mevlid târîhi değil, Mevlid’le ilgili Derviş Vahdetî’nin yazısının yayınlandığı gazetenin târîhi.}
 
Syf.554
17 Şubat 1909
6 Şubat 1909
{Bknz: Syf. 533’le ilgili açıklama.}
 
Syf.620
bâlâ-kemâl
bi'l-ikmâl
 
Syf.624
2 Mayıs 1909
1 Mayıs 1909
{Hicrîden değil de Rûmîden (18 Nîsan 1325) Mîlâdîye çevirmek şüphesiz dahâ sıhhatlidir.}
 
Syf.626
1912
1910
{Önceki satırda 1909 ve 1910 yıllarında iki def’a basılmış denilmişken (ki, doğrusu bu), 1912 nereden çıkmış?}
 
Syf.627
{Bu orijinal sayfadaki kırmızı ile yapılan düzeltmelerin Bedîüzzamân’a âid olduğundan emîn olamadım..
1910 baskısındaki “mâder-i hilkat” tâbirinin 1950’lerin ortalarında teksir edilen bu nüshada “hilkat” olarak dahâ uygun şekle getirilmişken, kırmızı ile tekrar “mâder-i hilkat”e çevrilmiş olması da yadırgatıcı.}
 
Syf.630
1323/1907’de İstanbul’a gelmiştir.
1323/1907 sonları-1908’ başlarında İstanbul’a gelmiştir.
{O günün şartlarında 1908’e kalmış olma ihtimâli pek de zayıf değil..}
 
Syf.630
1909 sonlarına doğru Saîd-i Kürdî Kürdistan’a döndü.331
{“331” numaralı dipnotda böyle bir belge veyâ bilgi yok!.. Bknz: Syf. 703}
 
Syf.630
323 senesi (1907) zarfında idi ki;
323 senesi (1907 - 1908) zarfında idi ki;
{1323 Rûmî, 14 Mart 1908 (1 Mart 1324)’e kadar devâm ediyor..}
 
Syf.632
“Biz etmeyiz zemîn-i müdârâya ol emîn!”
“Biz inmeyiz zemîn-i müdârâya ol emîn!”
{Kahriyyât, 1906 ve D.H.Ö., H.1328-M.1910}
 
Syf.656
halefleri
selefleri
 
Syf.660
1909 Nisân’ının son yarısındaki …
1325 Nisânı’nın son yarısındaki …
{Aradaki 13 günlük farkdan dolayı kafa karıştırabilir..
“Nisân’ın nısf-ı âhirinde çıkan cerîdelerin esâs-ı fikirlerine mu’terizim.”}
 
Syf.661
1327/1911
H.1327/1909
{Ayrıca, bknz: BSNİŞ-1, syf.667}
 
Syf.667
1327/1909 (İkinci Baskı)
1327/1909 (İlk Baskı)
{Bknz: Kapak resmi.}
 
Syf.668-69
{Takdim/te’hir hatâsı var.. 669’daki belge öne alınmalı.}
 
Syf.671
{“364” ile işâretli çeviri, “363” tekrârı!. Alttaki dipnotlar da öyle.}
 
Syf.691
Mutkili Halil Hayâti
Mutkili Halil Hayâlî
{“İşte hamiyet-i millînin bir misâlini size takdim ediyorum ki; o da Mutkili Halil Hayâlî Efendidir ki; hamiyet-i millînin her şu’besinde olduğu gibi; bu şu’be-i lisân meydânında قَصْبُالسّبْقِى “kasbu’s-sebqî” ihrâz eylemiş..”  D.H. Örfî}
 
Syf.697-98
1. Baskı
{Kitap kapağında yok?}
 
Syf.699-700
1323
H. 1326/R. 1324
{Bknz: 455. Sayfa ile ilgili açıklama.}
 
Syf.703
BİR MÜHRÜ
{ ? }
 
Syf.703 vd.
       1910 yılı Mart ayının ilk günlerinde İstanbul’dan ayrıldığını kaydedeceğiz.
{Mümkün de, belge var mı?.. 1910 Martı’nın ilk günleri R.1325’in sonlarına geliyor. 1326 Rûmî, 14 Mart 1910’dan başlıyor!..}
 
Syf.718
1910
{Bu, belki te’lif târîhi olabilir. Tab‘ târîhi 1327R.(1911-12). Bknz: Syf.729, kitap kapağı.}
 
Syf.729, 734
1327/1910
1327/1911-12
{Rûmî 1327, 14 Mart 1911’de başlıyor. Hicrî zâten mümkün değil..}
 
Syf.740
sevâbı [ثواب] hatâsına …
savâbı [صواب] hatâsına …
{Osmanlıca metin aslı. Syf.1034}
 
Syf.766 Hutbe-i Şâmiye'nin birinci tab'ı 1911'de, (...) basıldığı gibi, ...
{Hutbe-i Şâmiyye'nin Osmanlıca ilk baskıları ilgili verilen bilgiler hayli sehivli..}
 
Syf.766 Hutuvât-ı Sitte Risâlesiyle berâber Arapça olarak 1922'de basıldı.
{769. sayfada 1338/1920 denilmiş.}
 
Syf.767
Üçüncü Baskı: … 1922 yılında İ. İ‘câz ile birlikte basılmıştır.
{Sehiv ise düzeltilmeli değilse Belge ibrâz edilmeli..}
 
Syf.766-767 ile ilgili sorular:
 

1-      “Devâ’-ül Ye’s”,“El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”’nin zeyli midir, ikinci adı mıdır?

2-      “Devâ’-ül Ye’s”,“El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”’nin zeyli ise belgesi gösterelibilir mi?

3-      “Devâ’-ül Ye’s”,“Devâ’-ül Ye’s Zeylinin Zeyli”nin kısaltılmışı olarak alınmışsa, bu zeyl, doğrudan“El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”’nin zeyli midir, yoksa Teşhîs-ül İllet” zeylinin zeyli mi?

4-      “Devâ’-ül Ye’s Zeylinin Zeyli”, Teşhîs-ül İllet” zeyli ise, ilk basılan nüshada Teşhîs-ül İllet” zeylinin bulunmayıp Zeyli’nin bulunması nasıl îzah edilebilir?

5-      Hicrî 1330’un sâdece 10 günü 1911’de.. İlk baskı olarak kabûl edilen nüshanın (şayet böyle bir nüsha varsa?) 1911’in son 10 gününde basıldığı nasıl bulunmuştur?

6-      Üçücü baskı, (1336-1338) tab‘ târihli Sünûhât’daki nüsha ise, basım târîhi 1920 olmaz mı? Yok, başka bir nüsha ise, belge ibrâzı mümkün müdür?..

7-  1330 nüshasının birden fazla basıldığının belgesi gösterilebilir mi?.. Yoksa tahmin belge mi kabûl edilmiştir..?

 
Syf.778
İstanbul’a dönüşü (Mart 1911)
{Mart 1911 sonlarında Şam’dan ayrılımış olabilir ama İstanbul’a gelmesi zor!..}
 
Syf.782
1912
{?}
 
Syf.783
1330/1911
{Ayni eser önceki sayfada 1912 olarak verilmiş?}
 
Syf.786
1911 ve 1912
1909 ve 1910
{Tenâkuza dikkat!: Syf.667}
 
Syf.787
1909-1102 (İki Baskı)
{?}
 
Syf.795
… ipek postunun kısa saçakları …
{Yanlış okuma olabilir mi?.. “ipek pûşî” olmasın?}
 
Syf.799
Sultan Abdülhamid’i Sultan Reşâd’ın ziyâret ettiği Selânik’deki Alatini Köşkü
{Sonraki sayfada, “Sultan Mehmed Reşâd’ın selâm-ı şâhâne yolladığı” … yazılı?}
 
Syf.803
Bıraak
{?}
 
Syf.804
{Safahât hakkında belge?}
 
Syf.804
mahalle erkânı
{“mahallî erkân” olabilir mi?}
 
Syf.811
{Resim altı yazısı, resimdeki yazı ile ayni değil!}
 
Syf.812
Nogi
{Nogi ile karşılaştığının belgesi?}
 
Syf.822
1911 yılında ziyâret ettiği Şark’taki aşiret ağaları, ..
1910 yılında ziyâret ettiği Şark’taki aşiret ağaları, ..
 
Syf.828
… bin altının Bedîüzzamân’a teslim edilmesine emir verilmişti.
{Belge}
 
Syf.832
{Üstteki yazı, 833. sayfadaki belgeye âid.}
 
Syf.833
Olunşu
{?}
 
Syf.840
Çalışmaya başlaması için “tam ellibeş sene” çalışmıştır.
{Muğlak cümle.}
 
Sy.851
Harb-i Umûmî bu teşebbüs-i azîme
Harb-i Umûmî bu feyznâk teşebbüs-i azîme
 
Bu Medrese-i âliyye bütün Şark
Bu Medrese-i âliyye şimdi bütün Şark
(Bknz: Metin aslı)
 
Syf.866/867
{Mîlâdî târihler yanlış!}
 
Syf.872
1 Mart 1927 senesinde
1 Mart 1927 târîhinde
{Târih doğru olmasına doğru ama belge?}
 
Syf.874
2012
{Alâka?}
 
Syf.879
23 Şubat 1914’de resmen isyan başlamıştır.
… 1913’de Siird’de Molla Selim … isyânına …
{Târih farklılıkları?}
 
Syf.883
Bu sene [1913] içinde …
{Önceki sayfadaki Tahsin Bey’in yazısı ile çelişiyor.}
 
Syf.886
15 Şevval sene 1325 ve …
{Mükerrer.. Syf.885, Tahsin Bey’in yazısı.}
 
Syf.893
2 Kasım 1914
{Belge?}
 
Syf.897
1913
{Belge?}
 
Syf.900
Milis Albayı olarak gönüllüler arasında.
{Mümkün ama nasıl emin olabiliriz?}
 
Syf.903
1920’li yıllarda
1919’da
 
Syf.903
3 Mart’ta Bitlis ve Muş
{Muş’un işgali Şubat'da.}
 
Syf.913
tam günü belli olmasa da 3 Mart 1916 târihinde esir edilmiştir.
{?}
 
Syf.916
sükût etmesi
sükūt (sukūt, süqût) etmesi
 
Syf.920
Diyarbekir Vâlisi Cevdet Bey’in evinde …
Eski Van Vâlisi Cevdet Bey’in evinde …
{Cevdet Bey’in Diyarbekir vâliliği yaptığına dâir belge varsa durum değişir..}
 
Syf.923
{İ‘tisâm’ın kapağındaki ile fotoğraf yazısındaki târihler tutmuyor!..}
 
Syf.923
26 Kânûnievvel 1334/26 Aralık 1918
{Mümkündür ama belge ile desteklenmesi gerekir..}
 
Syf.924
{Jîn mecmûasının kapak resmi ile resim yazısının alâkası yok.. Yazı belki mecmûanın iç sayfalarına âid olabilir ama oranın resmi?..}
 
Syf.931
Şu’â’sında
Şu’â’ında (Şuâ’ında)
 
Syf.932
Van Vâli Vekili Memduh Bey
Bitlis Vâli Vekili Memduh Bey
 
Syf.943 (vd.)
Kosturma
Kostroma
{Syf.945’deki yazı resmi.}
 
Syf.949 (vd.)
Sibirya
 
Syf.958
      Mart'ın 1916 beşinci günü
      Mart'ın 1332 beşinci [Mart'ın 1916 18.] günü
        

Syf.961
      18 Mart'ta (1916) Saray'a Kâzım Paşa, 
      18 Mart'ta (1332) Saray'a,  
         http://www.ozalp.gov.tr/sayfa-74-tarihce.aspx [21.10.1913]

 

  Syf.961
        13 Nîsan (1916)
        13 Nîsan (1332)

Syf.966
Kiloğrif
Koloğrif, Kologrif, Kologriv
Syf.971
17 Hazîran 1334 Rûmî, 4 Hazîran 1918
17 Hazîran 1334 Rûmî, 17 Hazîran 1918
 
{Ayrıca, bknz: Syf.978-79’daki belgeler.}
 
Syf.971
 8 Temmuz 1918 Mîlâdî
 25 Hazîran 1918 Mîlâdî
 
Syf.971
bir ayını eksik kaydeder.
15 gününü eksik kaydeder.
{Hilâl-i Ahmer murahhası Yusuf Akçura'nın 1918 Mart sonlarında Kostroma'da gördüğü milis subayı Bedîüzzamân ise, firârı dahâ sonraki günlerde olmalıdır! http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/343-bediuzzaman-nin-esaret-ve-vatana-donus-guzergahi-ve-esaret-suresi}
 
Syf.972
1334/1337/1918
1334/1336/1918
{Bknz: Önceki açıklamalar.}
 
Syf.972
  8 Temmuz 1918 Mîlâdî
  25 Hazîran 1918 Mîlâdî
  {Bknz: Önceki açıklamalar.}
 
Syf.972
Buna göre, eğer farazâ Mart 15, 1918’de bu firar hâdisesi başlamışsa, İstanbul’a ayak basışı olan 25 Hazîran 1334 Rûmî, 8 Hazîran 1918 Mîlâdî arası, 3 ay 23 günlük bir yolculuk …
Buna göre, eğer farazâ Mart 15, 1918’de bu firar hâdisesi başlamışsa, İstanbul’a ayak basışı olan 18 Hazîran 1334 Rûmî, 18 Hazîran 1918 Mîlâdî arası, 3 ay 3 günlük bir yolculuk …
{Bknz: Önceki açıklamalar.}
 
Syf.975
… ilk firârından İstanbul’a ayak basışına kadar, sâdece iki sene, üç ay, 23 gündür.
esir düştüğü günden İstanbul’a ayak basışına kadar, sâdece iki sene, üç ay, 15 gündür.
 
Syf.990
Tahsisleri
Tashihleri
{Resim altı yazısı.}
 
Syf.1021
1910 ve 1911
1909 ve 1910
{Bknz: Syf.667}
 
Syf.1022 …
{Kapak teksir, iç sayfalar el yazması.. Neden iç sayfalar da teksir nüshadan alınmamış? Dahâ râhat okunurdu..}

 

*****

Muhterem Prof. Dr. A. Akgündüz'ün 7 Ekim 2013 târihli cevâbî mesajları:
Efendim
Tamami nazara aliacaktir
Hurmetlerim

Sent from my iPhone