Pazartesi, 28 Ekim 2013 11:22

 
(Mücmel Târihçe-i Hayat, 2. baskı)

Selâhaddin Yaşar
Yeni Asya Neşriyat
2. Baskı, İstanbul, Ağustos 2013
***
 
 
Başlardaki sayfa numaraları (s.17’ye kadar)
{Sayfa numaraları sıralamasında tutarsızlık var.}
 
s.19
1883 senesinde … tekrar tahsile başlamaya …”
{1878’de doğduğuna ve 9-10 yaşlarında tahsile başladığına göre, böyle bir târih mümkün olabilir mi?}
 
s.20
“1885 senesinde … Nurs’a gitmeye karar verdiler.”
{Rivâyetin râvîleri ve belgesi?}
 
s.23
Doğubeyazıt’taki Mehmed Celâlî Efendi Medresesinde …”
Bâyezid’deki Muhammed Celâlî Efendi Medresesinde …”
{Erzurum’a bağlı Bâyezid kasabasında Şeyh Muhammed Celâlî Hazretleri nezdindeki 3 aylık tahsilini tamamlayıp icâzet alır. (Bedîüzzamân’ın Târihçe-i Hayâtı, Abdurrahman, 1335, s.8)}
 
s.29
“Takrîben 1893 yılı sonbaharında …”
{Belge?}
 
s.29
“O bir odada istirahat ederken Vâlinin huzurunda yapılan bir münazarada, Bitlisli bazı âlimler, vâlinin misâfiri olan Vahhâbîlerin …”
{Burada anlatılan hâdisenin kaynağı ve belgesi?}
 
s.31resim altı yazısı
“Kubbe-i Hasiye
“Kubbe-i Hasyâ
{“Hasyâ künbedi” (Bedîüzzamân Saîd Kürdî’nin Tercüme-i Hâlinden Bir Hülâsadır, Müküslü Hamza, 1334, s.5)
Hasyâ nâm türbe” (Bedîüzzamân’ın Târihçe-i Hayâtı, Abdurrahman, 1335, s.17)}
 
s.38
“Ondan son dersini aldığı günün gecesinde, rüyasında …”
{"Bir gün Molla Saîd rü’yâsında, …" (Bedîüzzamân’ın Târihçe-i Hayâtı, Abdurrahman, 1335, s.28)}
 
s.40
“1897 yılında Hasan Paşanın dâvetini kabul ederek Van’a geldiğinde 19-20 yaşlarında …”
1897-98’de Hasan Paşanın dâvetini kabul ederek Van’a geldiğinde 20 yaşlarında …
{Şeyh Muhammed Küfrevî Hazretlerinin vefâtının 1898’de olmasına binâen..}
 
s.40
“… kendisini ısrarla konağına dâvet eden Hasan Paşanın hatırını kıramadı …”
{Belge?}
 
s.44
{Burada adı geçen talebelerin belki hepsi dahâ sonraki yıllardaki talebeleridir. Meselâ Molla Hamid, 1923-1926 yıllarındaki talebelerinden.. (o yıllarda dahâ doğmamıştı!)}
 
s.47
{Metinde dipnot işâreti var, altta dipnot yok.}
 
s.49
“Bayburt üzerinden Trabzon’a geldi, …”
{Belge?}
 
s.50 vd.
“… Şekerci Hana yerleşti.”
“… Şekerci Hanına yerleşti.”
{Modaya uyma endişesi ile böyle yazılmış olmalı.. Şekerci Ali Gālip olur ama bir hanın şeker yapıp sattığı duyulmuş değil..}
 
s.50
“Şark ulemâsını ilzam ediyorsun, fakat …”
{Belge?}
 
s.53
“… Japon Kumandan, … Bedîüzzamân’ı ziyâret etti.”
{Belge?}
 
s.53 vd.
“Şeyh Bahid
“Şeyh Bahît [بخيت]”
{Arşiv Belgeleri Işığında BEDÎÜZZAMAN SAÎD NURSÎ ve İLMÎ ŞAHSİYETİ – 1, Prof. Dr. Ahmed Akgündüz, Osmanlı Araştırmaları Vakfı
İstanbul – 2013, Syf. 506'daki vesîka}
 
s.63
Beyazıt
Bâyezid
 
s.68
“Yazarının, İki Mekteb-i Musîbetin Şahadetnamesi veya Divan-ı Harb-i Örfi adını verdiği esere Ahmed Ramiz de neşreden sıfatıyla bir takdim yazısı yazdı ve yayınlamak üzere hazırlıklarına başladı.
{1909’da neşredilen ilk baskıda takdim yazısı yok.. 1910’daki ikinci baskıda var.}
 
s.71
“.. Tiflis’te kaldıktan sonra oradan ayrılıp kara yolu ile Van’a gitti.”
{Yâni, deniz yolu ile de gidebilir miydi?}
 
s.75
“… bu hutbe, oraya gelemeyen veya geldiği halde yer bulamayan insanlar tarafından da merak edilince kitap haline getirildi. … İlk basılan kitaplar kısa zamanda bitince bir hafta içinde ikinci defa basıldı.”
{Bilgiler güvenilir değil.}
 
s.77
“on dört bin altın”
{Belge?}
 
s.77
“nakit olarak verilen bin altını alarak …”
{Belge?}
 
s.84 vd.
Kosturma
Kostroma
 
s.85
çarın dayısı
{Nikola Nikolaviç; Çar II. Nikola’nındayısı değil!.. Akrabâlıkları, baba tarafından..}
 
s.87
“1917 yılı başlarında yaşanan …”
{Belge?}
 
s.91
“…, şeyhülislamın teklifi, harbiye nazırının ve halifenin tasdiki ile yüksek bir ilmî rütbe olan “mahreç payesi” ile ödüllendirildi. Ardından gıyabında ordu adına Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiye üyeliğine seçildi.
{D.Hikmet’e ta‘yin ile mahreç tevdîi yer değiştirmiş!?..
“Üstâd-ı muhterem bugün İstanbul’da olup, ma‘lûmâtı olmadan Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye a‘zâlığına ta‘yin buyrulmuş …” (Bedîüzzamân’ın Târihçe-i Hayâtı, Abdurrahman, 1335, s.38)
Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiyye’ye ta‘yîni: 26 Şevvâl 1336, 4 Ağustos 1334 [4 Ağustos 1918] târihli İrâde-i Seniyye ile.
Mahreç pâyesi tevdîi: 18 Zilka’de 1336, 26 Ağustos 1334 [26 Ağustos 1918] târihli İrâde-i Seniyye ile.}
 
s.94
{Ankara’da te’lif ve tab‘ ettiği Hubâb ve Barla’da te’lif ettiği Lâsiyyemâlar’ın burada ta‘dâd edilmesi yanlış olmuş.}
 http://www.risaletashih.com/index.php/ihzariye/103-bediuzzaman-said-nursi-nin-cumhuriyet-oncesi-eserleri
 
s.101
9 Kasım 1922 tarihinde Ankara’ya gelen Bediüzzaman, …”
{Bu târih, TBMM’de hoşâmedî târîhi.. Ankara’ya gelişi, 7 Kasım 1922}
s.102
{M. Kemâl’le olan münâkaşa, 19 Ocak 1923’de neşrettiği beyannâmeden sonra değil!..
23 Kasım 1922’de yazdığı, mezkûr beyyanâme ile ayni muhtevâlı mektupdan sonra, 25 Kasım1922 akşamı!..}
 
s.106
17 Nisan 1923 ... Ankara'dan ayrıldı.
{Bu târih tren biletinin alınış târîhi.}
 
s.111
1924 yılı baharında
{Mümkin değil.. Ankara'dan ayrıldıktan sonra Temmuz 1924 ortalarına kadar İstanbul'da kalıyor. Van'a gelişi 6 Eylül 1924.}
 
s.113 vd.
{Van’dan sürgün hâdisesi, Şeyh Saîd İsyânının olduğu sene (1925) gibi yazılmış.. Mâlum olduğu üzere, Sürgün, o hâdiseden bir sene sonra olmuştur.}
 
s.116
“…, 1925 yılının Mayıs ayında Burdur’a getirilen Bedîüzzaman’dan …”
“…, 1926 yılının Mayıs ayında Burdur’a getirilen Bedîüzzaman’dan …”
 
s.120 vd.
{Burdur’dan Isparta’ya, oradan da Barla’ya nefyi, 1926 olarak gösterilmiş. Doğrusu, 1927’dir..}
 
s.129
{Onuncu Söz’ün tab’ı 1927 gibi gösterilmiş.. Te’lîfi 1927’de olabilir ama tab‘ı, 1928…}
 
s.130
{Yukarıda verilen belgelere göre, 1926’da Barla’da te’lîfât yapıldığı hilâf-ı hakikattir!..}
 
s.135
14 Kasım 1928 tarihinde harf inkılâbı yapıldı.”
1 Kasım 1928 târîhinde harf inkılâbı yapıldı.”
 
s.146
“Said Nursî 1934 yılında, Temmuz ayının sonlarına doğru Isparta’ya getirildi.”
{Belgelere göre doğru. Kuleönü'lü Hâfız Mustafa'nın mektûbuna göre Isparta'ya getirilişi, Mevlid Kandiline tevâfuk etmektedir [24/25 Hazîran 1934].}
 
s.241
“URFA’DA VEDA”
{Yeri burası mı?}
 
s.245
“…, Hicrî takvime göre 87, …yaşında …”
“…, Hicrî takvime göre 85, …yaşında …”
 
s.245
“URFA’DA VEDA”
{Mükerrer.}

 

B. Tunç