Çarşamba, 11 Aralık 2013 08:42

 

Küçük Sözlerin te’lif sırası çoktandır kafamı kurcalıyordu.. 5 Aralık 2013 târihli, Yeni Asya’daki, Antalya Genç Yorum okuyucularından “Bismillâh” başlıklı haber üzerine, düşüncelerimi, paylaşmak istedim.. Katkılarınızla mes’elenin vuzûha kavuşabileceğini ümid ediyorum..

Yunus Çavdar imzâlı, Antalya çıkışlı Haber, şöyle başlıyor:

(Antalya Genç Yorum okuyucularının düzenlediği, “Birinci Söz’ün Sırlarına Yolculuk” semineri yapıldı. Konuşmacı Hasan Bulut, “Bu konuşma bir keşif yolculuğudur. Öyleyse bu yolculuğa berâber çıkalım. Birinci Söz’ün sırlarını hep beraber keşfedelim” dedi. Kronolojik anlamda değil, ama metodolojik anlamda Risâle-i Nûr’un ilk risâlesinin Birinci Söz olduğunu belirten Bulut), konuşmasını, Külliyât’tan; “Elbette diyebiliriz ki, Hazret-i İmâm-ı Ali (r.a.) nasıl ki başta alt ya‘nî, "Hazîne-i esrâr olan alt ile başladım. Rûhum, onunla o hazîneyi keşfetti" diyerek sâir işârâtın karînesiyle bir mânâ-yı işârî ve bir medlûl-i mecâzî sûretinde Risâle-i Nûr’un Bismillâh’ı hükmünde ve fâtihası ve besmelesi ve Bismillâh’daki büyük sırrın hakīkatini beyân eden ve kısa ve gāyet kuvvetli Birinci Söz nâmında olan Bismillâh Risâlesine îmâ, belki remz, belki işâret ediyor.”1 tesbitlerine binâ ediyor..

Programda emeği geçenleri, konuyu vukūfiyetle işleyen Hasan Bulut Beyi, iştirakçileri ve haberi yazan kardeşimizi tebrik ediyor, böyle güzel çalışmaların her dâim, her yerde yapılmasını diliyorum..

Haberde, “Kronolojik anlamda değil, ama metodolojik anlamda Risâle-i Nûr’un ilk risâlesinin Birinci Söz olduğu… ” ibâresi dikkat çekici.. Telakkīlerimize göre, takdirden başka söyleyebileceğimiz bir şey yok.. Ama, cümleyi şöyle de söylemek mümkün olamaz mı, diye akla gelebiliyor?:

“Kronolojik olarak da, metodolojik anlamda da, Risâle-i Nûr’un ilk risâlesinin Birinci Söz olduğu… ”

Bu hükmü nakzedecek, Risâle-i Nûr’da bir yer, veyâ herhangi bir yerde bir belge var mıdır, bilmiyorum?.. Bilenler varsa lutfen düzeltsinler..

Zaman zaman, umûmî kabûllerimizin gözden geçirilmesini gerektiren durumlarla karşılaştığımız oluyor.. Bunlardan biri de, Barla’da te’lif edilen ilk eserin Onuncu Söz olduğu.. Sanıyorum, değerli Hasan Bulut Bey kardeşimiz de bu kabûl ile tahlîline başlamış olmalı ki, Birinci Söz’ü kronolojik olarak en başa yerleştirememiş.. Hâlbûki, Onuncu Söz’ün Barla’da ilk te’lif edilen eser olmadığına, Lâsiyyemâlar’ın dahâ önce te’lif edildiğine dâir kuvvetli belge ve bilgiler var..2

Öyleyse; Lâsiyyemâlar gibi, neden, Birinci Söz de, hattâ, ilk dokuz Söz de Onuncu Söz’den evvel te’lif edilmiş olmasın?..

 “Üstâd Hattı Küçük Sözler”in sonundaki,

alt

Şu Küçük Sözleri bidâyette müsvedde olarak kendim ve kendi müşevveş hattımla yazmaya mecbûr oldum. Çünki o vakit herkes benden çekinirlerdi.”3

cümleleri de, öyle olduğuna dâir kuvvetli bir kanâat veriyor..

Haşir Risâlesini ise; - herkesin kendinden çok fazla çekinmediği ileriki zamanlarda - kendi yazmaya mecbûr olmamış ki, Şamlı Tevfîq’e yazdırmıştı..
 

1http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Sualar&Page=639

2http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/172-surgunden-onuncu-soz-e

3http://www.risaletashih.com/index.php/musahhah-metinler/189-kucuk-sozler-ustad-hatti-ndan


B. Tunç