Perşembe, 03 Temmuz 2014 09:39

Arşiv Belgeleri Işığında

BEDÎÜZZAMAN SAÎD NURSÎ ve İLMÎ ŞAHSİYETİ – 2
Prof. Dr. Ahmed Akgündüz
Osmanlı Araştırmaları Vakfı
İstanbul – 2014
(ABIBSNİŞ-2)

  Bedîüzzamân Saîd Nursî ile ilgili en muhtevâlı çalışmayı ilim dünyâmıza kazandıran Muhterem Prof. Dr. Ahmed AKGÜNDÜZ'e cân u gönülden tebrik ve teşekkürler sunuyorum..

Ancak, bunca imkânla çok dahâ i‘tinâlı, çok dahâ sıhhatli ve akademik bir çalışma olmalıydı!..

 Geçmişte Bedîüzzaman yazarları devlet arşivlerine ulaşamama ma‘zeretine sığınmağa çalışırlardı.. Hâlbûki 50-60 yıldır ortalıkta dolaşan vesikalar dahî lafız ve/veyâ ma‘nâ olarak doğru okunamıyordu ekseriyetle.. Her Târihçede/Biyografide başka bir Bedîüzzamân görüyorduk..

Şimdi binlerce belge ile kafaların dahâ da karışacağından endîşeliyim  açıkcası. Serînin ilk iki kitâbı bende bu intıbâı bıraktı.. 

Dikkate alınacağı ümîdiyle tesbitlerimi arz ediyorum.

                                                                                          B. Tunç

 

Tesbit, Tashih ve Mülâhazalar

 

Syf.9/1

"ayni metni Meclis'e sununca Mustafa Kemâl ile olan sert tartışma ..."

Mektub metninin Beyannâme olarak neşri 19 Ocak 1923. Ayni târihlerde neşredilen Hubâb Risâlesi'ne de dercedilmiş.. Fakat mezkûr tartışma, (23 Kasım 1922 târihli mektub sebebiyle) 25 Kasım 1922 akşam namazı vakitlerine doğru.. Tekerrür ettiyse belgelendirilmesi..

alt

"25 Teşrîn-i sânî 1338 Cum’a-ertesi

 
Halîfe Hazretleri’nden Meclis’e bir cevâb gelmiş. Okunacağı sırada, “Kàimen dinleyelim” diye bir teklif dermeyân olmuş. Derken, gürültü çıkdı. (.......)

Takrîben akşam namâzı sıralarında Meclis dağılırken bakdım, Dîvân-ı Riyâset Odasında Kemâl Paşa ile Bedîüzzaman Molla Saîd-i Kürdî arasında bir mübâhase var. Ben de dinledim. Bir sâat kadar imtidâd etti.

Mübâhasenin ibtidâsı; Bedîüzzamân’ın Kemâl Paşa’ya ve dahâ ..."

http://www.risaletashih.com/index.php/esintiler/318-bediuzzaman-m-kemal-gorusmesi-belge 

 

Syf.9/6

berat

berâat (berâet)

 

Syf.10/9

"Daha sonra ... onu iknâ etmek için... Tedkîkât ve Te'lîfât- İslâmiyye üyeliğini teklif eylediğini ..."

Bu teklif Bedîüzzaman Ankara'ya ilk geldiği günlerde (muhtemelen 9 Kasım 1922 günü) yapılmış.. A. Sürûrî Tönük, günlüğünün 9 Kasım 1922 târihli sayfasında şöyle yazıyor: 

 

"İki gün evvel [7 Kasım 1922] Ankara’ya gelmiş olan Bedîüzzamân Saîd-i Kürdî Efendi sâmiîn locasında idi. Vilâyât-i Şarkıyye meb’uslarından ba‘zısının takrîri üzerine Meclis alkışlarla müşârü’n-ileyhe beyân-ı hôş-âmedî etti. Kendisi de locada ayağa kalkarak ta‘zîmatla ve birkaç kere selâm vermek sûretiyle teşekkürde bulundu.

Bil’âhare Riyâset Odasında görüştük.. 324’de gördüğüm Saîd-i Kürdî hiç değişmemiş ve ihtiyarlamamış!.. Fakat rûhan hasta olduğu hem meşhûd, hem mervî.. Hattâ Tedkīkāt ve Te’lîfât-ı İslâmiyye a‘zâlığı teklif olunmuş ise de hastalığından bahisle i‘tizar etmiş. Yine, kâ'l-evvel millî elbisesiyle geziyor. ..."

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/166-a-sururi-nin-gunlugundeki-bir-noktaya-aciklama

Syf.10/33

mütefekkirlerinden

mütefekkirlerden

 

Syf.11/20

11-12 Mart 1340/1924

11-12 Mart 1341/1925

Syf.16/5

Rabıtatu Alil-Beyt

Râbıtatü Âl-il-Beyt

 

Syf.42/4

Ekim

3 Eylül'den evvel

Lemeât: Bedîüzzaman Saîd-i Kürdî, Evkāf-ı İslâmiyye Matbaası, 1339[H] [8 Haz. 1921 - 3 Ey. 1921] / MTH, s. 438 ["Târihçe-i Hayât'ın Zeyli " bu eserin sonunda]

Üzerindeki notdan 1339 Ramazân'ında (9 Mayıs 1921 - 8 Hazîran 1921) te'lif edildiği anlaşılıyor. 3 Eylül 1921'den önce basılmış.. 

http://www.risaletashih.com/index.php/ihzariye/19-rumi-takvim-ve-tarihler

 

Syf.45/16

Kitabımızın I. Cildinde ifâde ettiğimiz gibi, Bedîüzzamân Hazretleri, 1918’de 3 ay 25 günlük bir yolculuktan sonra ..

Kitabımızın I. Cildinde ifâde ettiğimiz gibi, Bedîüzzamân Hazretleri, 1918’de 3 ay 3 günlük bir yolculuktan sonra ..

Bknz: I. Cild, Syf.972

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/174-abibsnis-1

 

Syf.46/resimaltı

28 Hazîran 1334/28 Hazîrân 1918

28 Temmuz 1334/28 Temmuz 1918

 

Syf.46/çevirinin sonu

Fî 27 Hazîran / Hazîran olduğunda yazışmalar arasında irtibâtı te'min pek mümkün olamıyor..

28 Temmuz 1334

Memduh Beyin bu yazısı, Harbiye Nezâreti'nin 21 Temmuz 1918 târihli yazının cevâbı olmalıdır. Bknz: s.113-114

http://www.risalehaber.com/vatan-savunmasinda-said-nursi-belgesi-75005h.htm

Syf.51/11

[4 Mart

[5 Mart

Syf.88/1619

Mîlâdî 1922 başı ve Rûmî 1338’dir.

Mîlâdî 1922 (Rûmî 1338) başıdır.

 

Syf.92/16

2.5 yıl

yaklaşık 2.5 yıl (2 yıl 3 ay 15 gün)

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/129-bediuzzaman-in-esaret-suresi

 

Syf.93/-

-

Huzûr-i Sâmî-i Meşihatpenâhîye

 

Syf.93/10

-

19 Nîsân [1]335 [1919] / D. Himet-il-İslâmiyye, S. Albayrak, Y. Asya Yayınları, 1973

 

Syf.93/18

1337/1919

1337 [23 Eylûl 1337] /1921/ D. Himet-il-İslâmiyye, S. Albayrak, Y. Asya Yayınları, 1973

 

Syf.94/2

bir berây-i tedâvî

berây-i tedâvî

 

Syf.94/resim altı

Ayrılma Belgesi

Rapora istinâden İzne Ayrılma Belgesi / Vazîfeden istifâ şeklinde Ayrılma Belgesi değil!

 

Syf.94/27

"Böylece … Bedîüzzamân, 18 Receb 1337 ve 20 Nîsan 1335/1919 târîhinde Dâr’ül-Hikmet’il-İslâmye’den ayrılmıştır. Yaklaşık bir seneden biraz az üye olarak hizmetini sürdürmüştür.  ...."

Bu paragrafın tamâmen kaldırılması uygun olur.. Yukarıdaki tesbitler ve diğer belgeler bu hükmü nakzediyor 

 

Syf.94/32

… Te’lîf Ettiği Eserler

… Tab‘ ve Neşrettiği Eserler / dahâ uygun olur.. Çoğunun te’lîf târihlerini bilmiyoruz..

 

Syf.95/1

Lemaât [1337-1339/1920]

Lemaât [1337-1339/1921]

http://www.risaletashih.com/index.php/ihzariye/103-bediuzzaman-said-nursi-nin-cumhuriyet-oncesi-eserleri

 

Syf.95/6

İşârât [1339/1921] / Eksik

İşârât [1339/1920-1921]

 

Syf.95/8

Hakîkat Çek.- I [1336/1339/1921]

Hakîkat Çek.- I [1336/1920]

 

Syf.95/10

Bu eserlerin listesi Lemaât’ın sonundaki "Târihçe-i Hayât'ın Zeyli"nde bulunuyor. Buna göre, bu listede basılan son eser, Lemaât olmalıdır.
Üzerindeki notdan Lemaât'ın bir Ramazan başlangıcı ile Bayram arasında te'lif edildiği anlaşılıyor. Bu, 1339 Ramazân'ı ise; 9 Mayıs 1921 ile  8 Hazîran 1921 arasındaki sürede te'lif edilmiş.. 3 Eylül 1921'den önce basılmıştır denilebilir.

Paragrafın tamâmı nerede ise, R. Tashih.com’dan iktibâs gibi.. Fakat, kaynak olarak gösterilmediğine göre tevâfuk olmalı (!):

Yukarıdaki eser listesi, Lemaât'ın sonundaki "Târihçe-i Hayât'ın Zeyli"nde bulunuyor. Buna göre, bu listede basılan son eser, Lemaât olmalıdır.
Üzerindeki notdan Lemaât'ın bir Ramazan başlangıcı ile Bayram arasında te'lif edildiği anlaşılıyor. Bu, 1339 Ramazân'ı ise; 9 Mayıs 1921 ile  8 Hazîran 1921 arasındaki sürede te'lif edilmiş.. 3 Eylül 1921'den önce basılmış..” 

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/134-bediuzzaman-in-hayatindan-tesbitler

 

Syf.108/6

"Birincisi; Şeyhülislâm Kâzım Efendi'nin Bedîüzzamân'a Mahrec Pâyesi verilmesi ile alâkalı Arzıdır:"

Mahrec Pâyesi ile ilgili safha, dahâ D.Hikmet'in resmiküşâdından evvel Enver Paşa tarafından başlatılmıştır:  
"Bitlis’te Ruslarla vukū' bulan savaşlara iştirâk edip esir düşmüş ve bu def'a geri dönmüş bulunan ulemâdan meşhur Bedîüzzaman Saîd Efendi’nin aşîretlerin harbe sevki husûsundaki hamiyyetli çalışmalarına ve müşâhid ol[un]an vatanperverce güzîde hizmetlerine binâen, mumâileyhin uhdesine hâiz olduğu ilmî haysiyyet ile uygun bir rütbe tevcîhi sûretiyle taltîfi muvâfık olacağından, îcab edenin îfâsına yüce izinleri istirham edilmektedir.
10 Ağustos 1334
Başkumandan Vekili ve Harbiye Nâzırı
Enver"
(Şerîat Yolunda Yürüyenler ve Sürünenler - 1989, 148, Sâdık Albayrak)

Syf.108/2

"1 Temmuz 1334/1918 târîhinde Başkumandanlık Vekâleti ile birlikte Harbiye Nâzırı unvânını da alan Enver Paşadır." / Sanki 1 Temmuz 1918'den önce Harbiye Nâzırı değilmiş gibi anlaşılabiliyor.

Enver Paşa, Ocak 1914 ile 14 Ekim 1918 arasında Harbiye Nâzırı olarak kabînede yer almıştır.

Syf.109/8, 9

(DHİ) şeklindeki rumuzlar?

 

Syf.109/16

18 Zilka'de 1336/25 Ağustos 1334 [25 Ağustos 1918]

18 Zilka'de1336/26 Ağustos 1334 [26 Ağustos 1918]/ s.110, belge aslı

Syf.112/3

"Musul Vâlisi Memduh Bey'in şifreli telgrafı sâdece Şeyhülislâmlığı değil Harbiye Nezâretini(n) de harekete geçirmiştir."

Yazışmalardan, muâmele başlangıcının Enver Paşa'nın başında bulunduğu Harbiye Nezâreti'nce Musul Vâlsi Memduh Bey'e  yazılan aşağıdaki 21 Temmuz 1334/1918 târihli yazı olduğu anlaşılıyor..

Memduh Bey'in müsbet  beyânâtının katkısı olduğu da şüphesizdir..

Syf.112/cedvel

Buradakilerin yekûnünden dahâ fazla Harbiye Nâzırlığı yapan Enver Paşa'nın cedvelin başında olması gerekmez miydi?

Not: Sonradan yaptığım araştırmaya göre bu liste, Harbiye Nâzırları listesi değil, Hâriciye Nâzırları listesiymiş!.. Enver Paşa burada niye olsun ki?.. Küçük (?) bir sehiv!..  

 

Syf.112/7, 113/2

Harbiye Nâzırlığı (Mehmed Nâbi Bey zamânında) hemen mes'elenin tahkik edilmesi için Musul Vâlisi Memduh Bey'e yazı yazmıştır."

Yazının târîhinde sehiv var. 21 Temmuz 1334/1918 olacak. O târihde ise Harbiye Nâzırı Enver Paşa'dır.

(Esâsen Mehmed Nâbi Bey, hayâtında Harbiye Nâzırlığı yapmış değildir.. O târihlerde de Hâriciye Nâzırı'dır..)

Syf.113/2

21 Temmuz sene [13]36

21 Temmuz sene [13]34

Syf.114/4

"Bedîüzzamân Enver Paşa’nın vazîfe teklifini kabûl etmemiş ve bunun üzerine kendisine, Harbiye Nezâreti’nin ikrâmiye ve harb madalyası vermesi kararlaştırılmıştır." / Burada sanki teklif edilen vazîfeleri kabûl etse ikrâmiye ve harb madalyası verilmeyecekmiş gibi anlaşılıyor ki, pek gerçekçi değil.

A. Nursî’nin te’lîfi  Târihçe-i Hayât (1339, s.38)’da şöyle denilmiş: “Mezkûr Kostroma’dan firâr suretiyle Petersburg, Varşova’ya gelmeye muvaffak olmuş ve bilâhare Viyana tarîkıyle İstanbul’a gelerek esâretten tahlîs-i grîbân etmiş. Üstâd-ı Muhterem bugün İstanbul’da olub ma‘lûmâtı olmadan ‘Dârü’l-Hikmet’il-İslâmiyye’ a‘zâlığına ta‘yîn buyurulmuş ve emr-i vâkı‘ karşısında bulundurularak kabûle mecbûr olmuştur.”

 

Syf.114/2. paragraf

Bu tashîhe muhtaç paragrafın buraya konulma sebebi anlaşılamıyor..?

Syf.114/3. paragraf

"...; 1918 Hazîrân'ında Sibirya'daki Rus esâretinden ..."

Bedîüzzamân'ın firâr ettiğ esir kampının Sibirya ile alâkası bulunmamaktadır..

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/343-bediuzzaman-nin-esaret-ve-vatana-donus-guzergahi-ve-esaret-suresi

Syf.115/23

"1889 yılında kıskançlık sebebeiyle Siird'de ... hançeri ... Ahmed Muhtar Paşa'ya hediye etmiştir."

1889'un ve Ahmed Muhtar Paşa'yahediye ettiği hançerin ayni hançer olduğunun belgesi..? Arada uzun yıllar var, esâret var, vs..

Syf.134/resim altı

1339/1920

1339/1920-1921 [15 Ey.1920 - 3 Ey. 1921]

http://www.risaletashih.com/index.php/ihzariye/103-bediuzzaman-said-nursi-nin-cumhuriyet-oncesi-eserleri

Syf.136/resim altı

1339/1920

1339/1920-1921 [15 Ey.1920 - 3 Ey. 1921]

Syf.212/resim altı

22 Şubat 1336 (Mîlâdî 7 Mart 1920)

22 Şubat 1336 (22 Şubat 1920)  / Bknz. Gazte kupürü üzerindeki târih!..

    

Syf.212/dipnot

22 Şubat 1336 (Mîlâdî 7 Mart 1920)

22 Şubat 1336 (22 Şubat 1920)

 

Syf.214/20

12 Mar 1910

12 Mar 1920

 

Syf.216/20

"14 Nîsan 1925’de Şeyh Saîd ve 47 arkadaşı içinde Seyyid Abdükādir de tutuklandı, yargılandı ve asıldı." /Seyyid Abdükādir ve arkadaşları ile Şeyh Saîd ve 47 arkadaşının îdâmları ayni târihde yapılmış gibi anlaşılıyor.. Aralarında 1 ay fark var..

S. Abdülkādir ve 5 arkadaşının  îdâmları, 27 Mayıs 1925

Şeyh Saîd ve 47 arkadaşının îdâmları, 28 Hazîran 1925

 

Syf.269/resim altı

Evkāf-ı İslâmiyye Matbaası, 1336/1338/1919 [1920] / Bu ibâre s.277’deki resme âid olabilir mi?.. H. Sitte’nin üzerinde târih ve matbaa adı bulunmuyor!..

 

Syf.275/10

"... Ankara'da tab' edilen Hubâb ve Zeylü'l-Hubâb ..."

"... Ankara'da tab' edilen Zeylü'z-Zeyl ve Hubâb ..."

http://www.risaletashih.com/index.php/ihzariye/103-bediuzzaman-said-nursi-nin-cumhuriyet-oncesi-eserleri

 

Syf.275/19

1889’da te’lîf ettiği eser hangisidir, belge ibrâzı mümkün müdür?..

 

Syf.276/ 8

Muhâkemât’ın Türkçesi … , 1918’den sonraki eserler arasında tab‘ edildiğinden …

Vâkıa mutâbık değil!.. İlk Türkce baskı üzerindeki târih 1327.. [14 Mart 1911 - 13 Mart 1912] / BTBSN 2006, s. 153

 

Syf.276/13

16 Şubat 1920

16 Mart 1920

 

Syf.280/resim altı

1020’lerde

1919’da (1920’lerden evvel!)

 

Syf.290/resim altı

1337-1339/1920

1337-1339/1921 [9 Mayıs 1921 ile  8 Hazîdaki sürede te'lif edilmiş.. 3 Eylül 1921'den önce basılmış..]

Syf.309/resim altı

1338/1340/1921

1338/1340/1922

 

Syf.322/ -

1339/1341/1922

1339/1341/1923

 

Syf.323/resim altı

1339/1341/1922

1339/1341/1923

 

Syf.324/resim altı

1339/1341/1922

1339/1341/1923

 

Syf.329/1

1921-1923 [?]

1927-1928 (?)

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/181-barla-da-ilk-risale

 

Syf.335/23

9 Ekim 1921

26 Eylûl 1921

http://www.risaletashih.com/index.php/esintiler/324-devlet-i-aliyye-i-osmaniyye-tezkeresi

 

Syf.336/9

1921 Ekim’inde te’lîf edilip, ayni sene tab‘ edilen manzum Lemaât ..

9 Mayıs 1921 ile  8 Hazîran 1921 arasındaki sürede te'lif edilip 3 Eylül 1921'den önce tab‘ edilen  manzum Lemaât ..

Üzerindeki târih (1337-1339) ve nottan 1339 Ramazân’ında te’lîf olunduğu, 3 Eylûl 1921’den önce basıldığı anlaşılıyor..

 

Syf.344/34

1894 târîhinde yaşı onsekizdir..

1894 târîhinde yaşı onaltıdır..

 

Syf.345/9

Abdülganî Paşa

Selânikli Mehmed Enis Paşa

http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Enstitu&SubSection=EnstituSayfasi&Date=4/1/2005&TextID=890

 

Syf.345/17

Bitlis’de 2 sene kaldıktan sonra, 1897’de Van’a gitti.

Bitlis’de 2 seneden dahâ fazla kaldıktan sonra, 1897’de [dahâ kuvvetli ihtimâl 1898’de] Van’a gitti.

 

Syf.377/resim altı

Millet Meclisi başlamıştır

Millet Meclisi idâresi başlamıştır / kupür

 

Syf.384/25

[1]323

[1]324 / metin aslı

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/166-a-sururi-nin-gunlugundeki-bir-noktaya-aciklama

 

Syf.384/26

meşhur

meşhûd / metin aslı

 

Syf.386/dipnot

Târîhî Bir Celse, ... sh.2 / 1. sayfadaki bu kısım Bedîüzzamanla alâkalı değil

Büyük Millet Meclisinde / alâkalı yer, 3. sayfadaki bu sütunda

alt

"Vilâyât-i Şarkıyye ulemâ-yı benâmından olub  Anadolu gāzîlerini ve Meclis-i Âlî’yi ziyâret etmek üzere İstanbul'dan buraya gelen ve sâmiîn locasında bulunan Bedîüzzaman Molla Saîd Efendi Hazretlerine beyân-ı hôş-âmedî edilmesi hakkındaki Bitlis Meb’ûsu Ârif Bey ve rüfekāsının takrîri alkışlar arasında kırâat olundu."

 

Syf.387/resim altı

sh.2

sh.3/kupür

 

Syf.401/ resim altı

meb’ûslara hitâben 10 maddelik konuşması / belge?

meb’ûslara hitâben 10 maddelik beyannâmesi

 

Syf.404/4

22 Kasım 1922 Perşenbe günü Millet Meclisini ziyâret eder

9 Kasım 1922 Perşenbe günü Millet Meclisini ziyâret eder /s.384-385

 

Syf.405/19

1338

1339

 

Syf.405/21

19 Ocak 1923’de …, M. Kemâl Paşa ile aralarında şiddetli bir münâkaşa oldu..  / belge?

25 Kasım 1922’de …, M. Kemâl Paşa ile aralarında şiddetli bir münâkaşa oldu.. / s.402

 

Syf.406/31

dört ay kadar / hesap hatâsı

beş ay kadar

 

Syf.406/32

Hubâb ve Zeyl-i Hubâb

Zeylü'z-Zeyl ve Hubâb / Zeylü'z-Zeyl, Tabîat Risâlesinin Arabca aslı
http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/173-hubab-mi-zeylu-z-zeyl-mi

 

Syf.406/33

Reîsicumhur / Henüz Cumhûriyet kurulmamış

TBMM Reîsi

 

Syf.410/13

7 Kasım 1922’den 30 Hazîran 1923 târihleri

7 Kasım 1922’den 30 Nîsan 1923 / 1 Mayıs 1923 târihleri / Tren biletindeki târihlere göre Ankara’dan ayrılışı 17 Nîsan ile en geç 1 Mayıs 1923 arası olabilir..

 

Syf.428/4

22 Şubat 1339/1922

22 Şubat 1339/1923

 

Syf.428/1. resim altı

21.2.1922

21.2.1923

 

Syf.456/27

1907’de kaleme aldığı / ?

Bilinen İlk Gazete Yazısı: 24 Temmuz 1324 / 6 Ağustos 1908 

http://www.risaletashih.com/index.php/ihzariye/101-vesavirhum-fi-l-emr

 

Neşredilen İlk Kitabı, Nutuk: H.1326 [içkapak], R.1324 [dışkapak] (1908 sonları – 1909 başları)

http://www.risaletashih.com/index.php/ihzariye/103-bediuzzaman-said-nursi-nin-cumhuriyet-oncesi-eserleri


Syf.482/8

Zeyl’ül-Hubâb

Zeylü’z-Zeyl

alt

Bknz:

Zeylü’z-Zeyl
Habbe’nin ikinci zeylinde, gāyet mühim bir risâle olan hem Arabca, hem Türkce olarak kesretle intişar eden Asâ-yı Mûsâ mecmûasında Yirmiüçüncü Lem’a nâmındaki "Tabîat Risâlesi"nin muhtasar kısa Arabcası da vardır.
Bu risâle, Ankara’da te’lif edildiği zaman bir matbaada
[Yenigün] tab‘ edilmiştir. İnsanların ağzından çıkan dehşetli üç kelimenin butlânını isbat ederek tabîat bataklığında boğulanları kurtarıyor. …” (M. Nûriye, Y. Asya Neşriyat, 1994, s.222)

 

Syf.484/5

Van’a gidiş biletinin üzerindeki târih 17 Nîsan 1923

Ankara’dan ayrılış biletinin üzerindeki târih 17 Nîsan 1923

17 Nîsan, biletin kesildiği târîh.. 31(?)/4/1923 [1 Mayıs 1923] târîhine kadar mu’teber olduğuna göre kesin ayrılışı 17 Nîsan 1923 - 1 Mayıs 1923 arası.   

 

Syf.489/27

30 Hazîran ile 13 Temmûz 1923 günleri arasındaki bir günde / Yukarıdaki bilgi ve belgelere uygun değil.. Mufassal T. Hayât’daki yanlış aynen iktibâs edilmiş..

17 Nîsan ile 30 Nîsan [1 Mayıs] (?) 1923 günleri arasındaki bir günde

 

Syf.489/dipnot-3

Târiçe-i Hayât, sh.148

M. Târihçe-i Hayât, 1998, sh. 489

 

Syf.492/3

Temmuz 1924 yılına kadar

Temmuz 1924 ayına kadar

 

Syf.492/resim

Belgenin üst kısmı çıkmamış.. Bedîüzzamân’la ilgili olduğunu nasıl bileceğiz?

 

Syf.492/23, 26

28 Temmûz 1340/1923

28 Temmûz 1340/1924

 

Syf.492/31

Evvelâ Trabzon Vâlîsi Cemâl Efendi Bedîüzzamân hakkında Dâhiliye Vekâletine olumsuz bir yazı yazmış …

2.Ağustos 1840 târihli yazıya göre; Trabzon Vâlîsi Cemâl Efendi Bedîüzzamân hakkındaki olumsuz yazıyı durup dururken değil, Dâhiliye Vekâletinin 31.7.1340 târihli şifreye cevap olarak  yazmış ..

 

Syf.494/7

3 Ağustos 1340/1923

3 Ağustos 1340/1924

 

Syf.494/10

7.8.1340/1923

7.8.1340/1924

 

Syf.500/-

Bitlis, 30/Eylûl/1340/1924 / ?

Bitlis, 7/Eylûl/1340/1924

Syf.514/12, 13

Dâr’ül-Hikmet’de vazifeli resmî a‘zâ olarak çalıştığı iki-üç senelik hayâtında …

Dâr’ül-Hikmet’de vazifeli resmî a‘zâ olarak çalıştığı dört sene üç aylık hayâtında … / D. Himet-il-İslâmiyye, S. Albayrak, Y. Asya Yayınları, 1973, s.188

Burada belirtilen dört sene üç aylık süre, hastalık sebebiyle müdeaddid def’alar aldığı ma‘zeret izinleri ile berâber olmalıdır.. 

 

Syf.515/son satır

1924/1925 yıllarında

1924 yılında

 

Syf.516/3, 5

1924 Ağustos’unda … Ramazan ayı idi.  / Târihler yanlış..

1924 yılı Ramazan’ı 6 Nîsan – 4 Mayıs günlerine gelmektedir.

 

Syf.518/39

1924 yılı yaz aylarının iptidâsında “Erek Dağı’na” çıkmıştı. / Târihler yanlış..

O günlerde henüz Van’a vâsıl olmamıştı. Van’a gelişi; 6.9.1924. Bknz: s.502

 

Syf.519/6

1924 yılının yaz başlarında, Erek Dağı Zernabad suyu başına çıktı. / Târihler yanlış..

O günlerde henüz Van’a muvâsıl olmamıştı. Van’a gelişi; 6.9.1924. Bknz: s.502

 

Syf.523/belge çevirisi (son satır)

Numerosu 41

Numerosu 21 

Syf.571/ikinci resim altı

1341/1924

1341/1925

 

Syf.605/sayfa altı

.., şu belge Bedîüzzamân’ın 10 Şubat 1925 târînde değil, 1 Mart 1926 târînde sürgün edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Belge, sürgünün 10 Şubat 1925’de olmadığını gösteriyor ama 1 Mart 1926’da olduğunu isbât etmiyor.. Esâsen 10 Şubat 1925'in aslı 10 Şubat 1926.. / Mufassal T. Hayât,1998, s.704

Syf.611/

Kinyas Kartal’ın hâtırasının belki en mühim noktası verilmemiş: “Zigana'da Bayram münâsebetiyle tatlı verildi.Son Şâhidler-2, Y. Asya Ya., N. Şahiner, 1981, s.17

Not: Ramazan Bayramı, 13 Nîsan 1926 

 

Syf.616, 617

9 Nîsan 1926 târîhinde ve güzel bir bahâr gününde, iskeleden hareket ederek Karadeniz’i seyrede ede … 15 Nîsan 1926 günü İstanbul’a ulaşmış bulunuyordu. 

Varsa belge ibraz edilmeli… Edilemiyorsa, Kinyas Kartal’ın yukarıda geçen hâtırası esas alınmalı düşüncesindeyim..  Yânî 15 Nîsan’da  muhtemelen henüz Trabzon’da idi..

 

Syf.617/15

Van’daki son yirmi aylık hayâtında …

Van’daki son onsekiz aylık hayâtında … / 1.3.1926 sürgün târîhi ise

 

Syf.622/2

Mayıs 1926 – Mart 1927

Mayıs 1926 – 1927 başları

 

Syf.636/29

Isparta’da geçen 20 gün / belge?

 

Syf.637/16

Ben de

Bende

 

Syf.641/23

Onuncu Söz: 1342/1926

1342 Hicrî: 1923-1924

1342 Rûmî: 1926-1927

Karar vermek lâzım, 1342 Hicrî mi, Rûmî mi?

 

Syf.641/24

“Onuncu Söz’ün te’lîfi Ankara’da yapılmış ve bize göre Üstâd Ankara’da iken basım ta‘lîmâtını vermiş tir. Zîrâ elimizdeki nüshalar üzerinde bulunan 1342 târîhi, Bedîüzzamân’ın te’yîdiyle Hicrî tarihtir ve te’lîf târîhine işâret etmektedir.

Şimdiye kadar Onuncu Söz’ün Barla’da te’lîf edildiği üzerinde icmâ var  idi.. Ankara nereden çıktı?..  Kaldı ki, 1342 Hicrî (13 Ağustos 1923 - 31 Temmuz 1924)’de Üstâd, Ankara’da değil İstanbul’dadır..  Ankara yerine İstanbul denilse dahâ tutarlı olurdu..

 

Syf.642/1

“(baskısı )… 1926 yılında Burdur’da gerçekleşmiştir. … 1926 yılında birinci baskısı ve 1928’de ikinci baskısı.. Bu eseri … Bekir Dikmen .. Hamza Efendi ile berâber Osmanlıca olarak [herhâlde 1926’da Latince bastıracak değildi]63 sayfa olarak bastırdı.”

Te’lîfinin Ankara’da olduğu iddiâsı gibi 1926’da Burdur’da tab‘ edildiği iddiâsı da pek iknâ‘edici değil.. 

Onuncu Söz’ün Müküslü Hamza ile Bekir Dikmen’in berâber yaptırdığı biliniyor. Hâlbuki;

1) Üstâd 1926’da Burdur’da iken Barla’lı Bekir Dikmen’le muhâberesine dâir bir belge serdedilmiyor..

2) Ba‘zı kaynaklar, 1926’larda Müküslü Hamza’nın mahbus olduğunu yazıyor..

http://www.yeniasya.com.tr/2010/10/15/enstitu/h1.htm

Ayrıca; 1928 baskısı üzerinde basım târîhi ve matbaa adının bulunması, ondan iki sene evvel 1926’da Burdur’da iken basıldığı iddiâ edilen nüshada matbaa adı ve basım târîhinin bulunmaması da garîb bir durum.. 

Kanâatimce, durum; s.844’de 23. Söz için serdedilen, “O zaman te’lif târîhi 1926 olur ki, elimizdeki bilgiler ile çatışmaktadır. O hâlde bu târih kaydı, yâ hatâ ile yâhud  da başka maksad ile konulmuştur.” hükmü içerisinde mütâlaa edilmelidir.

 

Syf.653/resim altı

18 Ağustos 1957

18 Ağustos 1357 (31 Ağustos 1941)

 

Syf.665/10

… Isparta’ya getiriliyor: 1 Mart 1927

… Isparta’ya getiriliyor: 1927 başları

 

Syf.670/ resim altı

1 Mart 1927 târîhinde Bedîüzzamân Burdur’dan Isparta’nın Barla Nâhiyesine sürgün ediliyordu.

1 Mart 1927 târîhinde Bedîüzzamân Isparta Merkez’den Eğirdir Kazâsının Barla Nâhiyesine sürgün ediliyordu.

 

Syf.673/ resim altı

Barla Nâhiyesi/ Resimde görünen Barla Nâhiyesi değil.

Barla Nâhiye Merkezi (Barla Karyesi / Barla Köyü)

 

Syf.681/ resim altı

Barla’ya ilk geldikleri zaman çekilmiş resmi

Burdur’a ilk getirildiği zamançekilmiş resmi /s. 859

 

Syf.714/27

“Onuncu Söz” ilk te’lîf edildiğinde, ismi “Onuncu Söz” değil “Haşir Risâlesi”dir. Zâten Onunucu Söz te’lîf edildiği zaman, henüz birden dokuza kadar olan “Küçük Sözler” te’lîf edilmiş değildir.

Belge?

 

Syf.719/11-12

1926 yılı içerisindeBurdur, Isparta ve Barla’da tamamlanan …

1926 -1927 yılları içerisinde Burdur, Isparta ve Barla’da tamamlanan …

 

Syf.719/33

Ankara’da te’lîf edilen ve 1926 senesi içerisinde İstanbul’da tab‘ ettirilip intişâr eden “Onuncu Söz – Haşir Risâlesi”

Belge?

 

Syf.720/9

1926 yılında Burdur’da te’lîfi tamamlanan ve Kur’ân hattı olan Osmanlıca [?]  tab‘ edilip intişâr eden Haşir Risâlesi’nin kapağına “Onuncu Söz “ismi de yazılmıştır.

“Haşir Risâlesi” de mi yazıyor?

 

Syf.720/15

Yirmiikinci Söz’ün Birinci Söz’den, ya‘nî Küçük Sözler’den önce te’lîf edildiğini Bedîüzzamân yazıyor.  Buna göre 1927 yılı başlarında Yirmiikinci Söz’ün te’lîf edildiğini, Küçük Sözlerin de ayni sene zarfında te’lf edildiği görülmektedir.(?)

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/181-barla-da-ilk-risale

 

Syf.720/Cedvel

Onuncu Söz 1926(?)

Onuncu Söz 2. Zeyl 1926(?)

Onuncu Söz 3. Zeyl 1926(?)

Onuncu Söz 4. Zeyl 1926(?)

14. Söz’ün Zeyli gerçekten 1933’te ve Barla’da mı te’lif edilmiştir?..

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/162-nur-risaleleri-nin-te-lif-kronolojileri-uzerine

 

Syf.726/27

Van Vâlilerinden Hasan Paşa

Vanlı Hasan Paşa

BTBSN ve MTH gibi kaynaklarda Bedîüzzamân’ın Vâli Hasan Paşa tarafından dâvet edildiği yazmaktadır. 

Vesîkalara göre ise; Tâhir Paşa'dan evvel Hasan Paşa adında Van Vâlîsi bulunmamakta/bilinmemektedir..

Tâhir Paşa ve yakın seleflerinin Van Vâliliğinde bulundukları târihler şöyledir: Ahmed Nâzım Paşa(1895), M. Şemseddin Bey(1896), Vekil Ferik Şemsi Paşa(1897), Tâhir Paşa(1898-1906)
(Abdülhamîd’in Vâlîleri, Abdülhamit Kırmızı, 2007 s. 89)
Tâhir Paşa'nın yakın halefleri: Âli Bey(1906), Ali Rızâ Bey(1907-1908 ) (Abdülhamîd’in Vâlîleri, Abdülhamit Kırmızı, 2007 s. 90)

Buraya kadar serdedilen belge ve bilgiler ışığında Bedîüzzamân'ın Van'a ilk gelişi; Ferik Şemsi Paşa veyâ Tâhir Paşa dönemlerinde olmalıdır (1897/98)..

Ayrıca bknz:
 

Syf.726/dipnot-3

Şam’da … henüz çocuk iken 1911 … / belge?

Şam’da … henüz genç iken 1911 …

Kaynaklar doğum târîni 1304  olarak veriyor.. Bedîüzzamân’dan 10-11 yaş kadar küçük..  O yıllarda 23 yaşlarında olur küçük çocuk (!)..   

 

Syf.742/13

çocukluğumdatanımış oldum.

gençliğimde tanımış oldum. / 1304 doğumlu olduğuna göre en erken görme ihtimâli 20 yaşlarında olur.

 

Syf.743/resim altı

Hâfız Hâlid

Muallim Gālib

 

Syf.819/resim altı

Resim altı yazısının yeri burası değil..

 

Syf.825/4

1926-1928 yılları arasında

1927-1928 yıllarında

 

Syf.834/sayfa sonları

Yirmibeşinci Söz 1928 yılında te’lîf edilmiştir. Ancak bir yazma nüshada 1342/1926 yılında te’lif edildiği zikredilmektedir. Fakat bunun bir istinsah hatâsı olduğunu düşünüyoruz.

(?)

 

Syf.835/22, …

25. Söz’ün 1928 yılında te’lif edildiğini gösteren işâretler.. (1342/1928) ederek …  

25. Söz’ün 1928 yılında te’lif edildiğini gösteren işâretler.. (1342[H]/1923-1924) ederek  

25. Söz’ün 1928 yılında te’lif edildiğini gösteren işâretler.. (1342[R]/1926-1927) ederek …  

 

Syf.844/sayfa sonları

Elimizde 1926/1341 târîhinde İstanbul’da Necm-i İstikbâl Matbaasında .. basılan bir nüsha bulunmaktadır.  O zaman te’lif târîhi 1926 olur ki, elimizdeki bilgiler ile çakışmaktadır. O hâlde bu târih kaydı, yâ hatâ ile yâhud  da başka maksad ile konulmuştur.

Elimizde 1925-1926/1341 târîhinde İstanbul’da Necm-i İstikbâl Matbaasında .. basılan bir nüsha bulunmaktadır.  O zaman te’lif târîhi 1926 olur ki, elimizdeki bilgiler ile çatışmaktadır. O hâlde bu târih kaydı, yâ hatâ ile yâhud  da başka maksad ile konulmuştur.

 

Syf.845/sağdaki resim altı

1341/1926

1341/1925-1926

 

Syf.850/sayfa sonu

Onuncu Söz - Haşir Risâlesi'ni Kur'ân hattı ile tab' ettirmişti./ O târihte Kur'ân hattı yasak değildi ki, neden zikredilmiş?

Onucu Söz - Haşir Risâlesi'ni tab' ettirmişti.  

Syf.911/resim altı

Kitâbeti: 1352/1936, Te’lîfi:1341/1331/1931

1352[R]: 1936-1937

1341[R]: 1925-1926

1331[R]: 1915-1916

 

Syf.912/resim altı

1931 yılı olsa gerektir ve bu duruma göre 1341 târîhi Hicrî olsa gerektir / ?

1341[H]: 1922-1923 

 

Syf.912/ikinci resim altı

24 R.evvel  1360 / 21 Nisan 1941

24 R.âhir 1360 / 20 Mayıs 1941

 

Syf.975/resim altı

eskisi gibi

aslısı gibi

 

 

İLGİ: http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/174-abibsnis-1

*****