Pazartesi, 01 Şubat 2010 23:34

 
 
 

Bu nüshadaki farklılıkların tesbit ve tashîhinde katkılarından dolayı ZEHRACAN Kardeşime şükranlar... /  B. Tunç

 

  B. T. Hayât'ın (Y. Asya 2008)  gözden geçirilmesi sırasında diğer yeni tarz ile basılan mecmûalarda da olduğu gibi birkaç örnek dışında imlâ yanlışları tesbîtine gidilmemiştir.. Çünki, yeni tarz basımlarda Risâle imlâsı yerine TDK imlâsı esas alınmış bulunuyor.. Mes'ele münferid vak'a değil, sistematik bir vâkıadır ne yazık ki.. Halli için de zihniyet tashîhi gerekmektedir.. 
 

 

5/12,19  1925’in başından (Y) // 1926 Şubat sonu-Mart başlarından

http://www.risaletashih.com/index.php/en/tashih-cesitlemeleri/181-barla-da-ilk-risale

5/22 8.5 (Y) // yaklaşık 7.5 

http://www.risaletashih.com/index.php/en/tashih-cesitlemeleri/134-bediuzzaman-in-hayatindan-tesbitler

7/11 tecdit (imlâ,Y) // tecdid, tecdîd 

7/35  tevhit (imlâ,Y) // tevhid, tevhîd

8(2)  Türkçe’nin imlâ kuralları (?) // (‘TDK’nın olsa gerek!) 

8(5)  Metinlerin Türkçe okunuşları (?) // (Âyet-Hadîs metinleri Türkçe okunabilir mi? Belki, - zarûrete binâen - ‘yeniyazı ile okunuşları’ olabilir) 

8(5)  Arap alfabesi (?) // (Seksen yıldır kullanılan Latin harfleri ‘ Türkçe’ oluyor da, bin küsûr yıllık yazımız reddediliyor gibi.. ‘Kur’ân alfabesi’ veyâ ‘Kur’ân yazısı’, denilemez mi?)

9/22  1907 yılının başlarında (Y) // 1907 yılının sonlarında / 2004-86 Köprü

9/24  Şekerci Handa (?) /  Şekerci Hânı’nda

9/33  önerdiği (?) // (Bedîüzzamân, önermez; talep, tavsiye, teklif eder.)

10/24  Kasım 1918 (Y) // Hazîran 1918 / Vatana avdet belgesi ve 16 Ramazan 336, 25 Haz. 1334-1918 târihli Tanin gazetesi.

10/47  25 Kasım 1922 (Y) // 9 T.sânî 1338 (9 Kasım 1922) / TBMM Zabıt Cerîdesi

11/20  1925 (Y) // 1926 

11/22  1926 (Y) // 1927

27/ Lç. istiğnâ etmek: çekinmek, uzak durmak. [Verilen ma'nâ yetersiz.] 

29/24  bilâkis (Y) // bil-akisbi’l-akis

32/9  lütfederse // lutfederse

35/2  Tazretlerini (Y) // Hazretlerini 

43/8  azîm (Y) // azim (azm) 

51/19  hak dininin (Y) // hak dînin / 1958

57/1  Bayezit (Y) // Bayezid, Bâyezîd

59/14  (Arabî hatta eksiklik var)

68/7  Fırat’a (Y) // Nehre / hâdisenin geçtiği yer Dicle’ye çok dahâ yakın (Abdurrahmân Ağabey’in yazdığı Târihçe’de nehir ismi geçmiyor).

74/15  ulûm-i aliye (Y) // ulûm-i âliye, ulûm-i âliyye

74/15  âliye (Y) // ‘âliye, ‘âliyye

85/1 (Arabî hatta eksik hareke var)  

86/9  “Hürriyetten sonra mücahit arkadaşlarıyla beraber İttihad-ı Muhammedî Cemiyetini kurmuşlar; ..” (?) // Bu kısmın gözden geçirilmesi lâzım. Yapılan araştırmalarda Üstâd'ın İttihâd-ı Muhammedî Cem'iyetinin kurucularından olduğuna dâir bir belge bulunamamıştır. 
http://www.sorularlasaidnursi.com/siyaset/ittihad-i-muhammedi/225-

94/3  Mart 1909 // 11 Mart 1909

95/2  (Arabî ibâre H.Şâmiyye’de farklı)

115/24  ulülemir (Y) // ulül-emrulü’l-emr

137/Haşiye 2  simatograftır (Y) // sinematograftır 

161/11  (“elif”in harekesi eksik)

173  Fotoğraf altı yazısındaki, "Birinci Cihan Harbi'nin sonlarında" ibâresi ıslâha muhtâc görünüyor. Bu resim, Rus esaretinden firar edip İstanbul'a geldikten sonra yeğeni ile çekildiği, resimden kesme.. (Bknz: s.181)

180/27  Celfa (Y) // Culfa

180/27  Kiloğrif (Y) // قولوغريف Kologrif (Kologriv)

http://www.risaletashih.com/index.php/en/tashih-cesitlemeleri/178-yine-kologrif

181/resim-altı akabinde (?) // akibinde (?) / 1958/81

184/13  Sibirya taraflarında (Y) // Rusya (Kostroma)'da 

http://www.risaletashih.com/index.php/en/tashih-cesitlemeleri/128-ustad-sibirya-da-kaldi-mi

186/Vesîka   (Saîd Mîrza’nın altındaki satırda solda, Latince, karalanmış gibi bir ibâre var, okunamıyor. Sağ tarafdaki Osmanlıca karşılığının yeri boş. 1958 ve 1960 baskılarında ayni belge dahâ okunaklı. Sağ kısımda Osmanlıca olarak; “RütbesiFahrî Kàimmakàm”, râhat okunuyor. Sol tarafdaki Latince karşılığının da, “Kaimmakam” olduğu biraz zorlukla da olsa anlaşılıyor.

186/sn.s.  1918 (Y) // 1334 (1918)

191/7  gayyur (Y) // gayûr / Yeni Lugat

[Gayûr: (a.s. gayret'den. c. gayûrân) 1. gayretli, çok çalışkan. (Allah'ın adlarından biridir). 2. kıskanç. 3. hamiyetli. 4. dayanıklı, ("gayyur" şekli yanlıştır). (Osmanlıca Lügat).

GAYUR (gayn+ye+vav+re): (Ar. gayret "kıskanmak"tan gayür) ı. Çok gayretli, çok çalışkan: Vatan gayur insanların omuzları üstünde yükselir (Tevfik Fikret). 2. Çok hamiyetli: Tahsin sana, çok gayur imişsin; tahsin! (Abdülhak Hamit). 3. Çok kıskanç: Çok dikkatli ol, çünkü o gayurdur, pek kıskançtır, hiçbir kulunun kalbinde kendisinden başka birinin olmasını arzu etmez (Kuşeyrı Risalesi Terc.) Gayurane: (Fars. -ane ekiyle) Gayur olana yakışır tarzda, büyük bir gayretle (Kubbe altı lügati)] (Osman Körükçü'nün himmeti.)

206/15  acile (Y) // ‘âcile عاجله

217/4  Hutuvât-ı Sitte’yi neşrettiği zaman Çanakkale’de muhârebe oluyordu. (?) // (*)

220/2  ehl-i hal ve akd (?) // ehl-i hallü ve’l-akd / Os. teks.M.Nûriyye.   ;   ehl-i hall ü akd / Os.M.N.

220/20  al-i himmet (Y) // âlîhimmet, ‘âlî-himmet عالى همت 

222/18  firak (Y) // fırak

229/17  hükûmet-i cumh. (Y) // TBMM hükûmeti / o târihte cumhûriyet yok!

235   Ankara’dan Van’a giderken (?) // Van’a gitmek üzere Gebze’ye müteveccihen Ankara’dan ayrılırken / o târihte Van’a demiryolu bağlantısı yok! {Bâzı yerlerin trenyoluna kavuşma târihleri: Kayseri 1927, Sivas 1930, Malatya 1931, Elazığ 1934, Muş 1955, Tatvan-Van 1964}

236  Almanya'ya uğradığına dâir bir belge yoksa; fotoğraf altı yazısında geçen,"Almanya'ya uğradığı zaman" ibâresi tashih gerektiriyor. Fotoğraf, Vatana Avdet Belgesinden alındığına göre, Sofya'da çekilmiş olma ihtimâli dahâ kuvvetli. (Tesbit: Yıldız FIRTINA)

243/4  cansiperâne(**) (Y) // cansipârâne  جان سپارانه  / ciddî lügatlerden tetkîki! (‘siper’ ve ‘sipâr’ maddelerine de bknz).

243/26  gayrikabil (Y) // gayrikbil

268/dipnot1.  Allâh’ın adıyle (Y) // Her türlü kusur ve noksandan münezzeh olan Allâh’ın adıyle. / s. 272

275/dipnot2.  semanın (Y) // semâınsemâ’nın

296  (Arabî ifâdede 1958 baskısından farklılıklar var)

299  aylarında Çam dağlarında (Y) // aylarında kaldığı Çam dağlarında

342/6  kuşkulandırmak // kuşkondurmak / 1958, 1960 baskıları

415/13  firenk (Y) // frenk

444/1 Kur’âniyede (?) // Kur’âniyye de

510/dipnot1.  (meâl eksik)

538/8  zîşuûrlarlardan (Y) // zîşuûrlardan

555/13  dem (Y) // âdem

561/5  hâli (Y) // hâlî

672/8  i’lânını (?) // i’lâmını / "i’dâm i’lâmı"; hukùkî bir ta’bir. Meyve’nin İkinci Mes’elesinde geçen “şekàvet-i ebediyye i’lâmı” ile kıyâs (araştırılması gerek!)..

682/16  ki, zîhayât (Y) // ki, o hafîziyyet, zîhayât

683/4  Ve başta (?) // Başta / 1958

683/8  terakkî ile ve devâma tasaffî ile ve (?) // terakkî ve devâma tasaffî ederek / 1958

694/2 1948 senesi başlarında (23 Ocak 1948) (?) // 947 senesi sonlarında

736/2  peş (Y) // beş / 1958

854/13  faydasız (Y) // fâidesiz / 1958

904/22  tefrik (?) // tefrigtefriğ / L: âzâde kılmak, serbest bırakmak.

909/21 hakikatlarinin // hakikatlerinin

954/21 hissis // hissi/ 1958

954/24  aklıselim ve kalb-i kerîm olan mübârek insanları (?) // aklı selîm ve kalbi kerîm olan mübârek insanları

976/12  bulanmış (?) // bunalmış

988/17  lev(Y) // Levh / 1958

1005/25  cansiperâne (**) (Y) // cansipârâne

1034/14  varıdı (Y) // vardı

1050/3  İster kasıt olsun, ister vehim olsun, (Y) // İster kasıd, ister vehim olsun / 1958

1050/6  biliyorum! (Y) // biliyorum ya.. / 1958

1050/7  biliyor! (Y) // biliyor ya.. / 1958

1050/8  edenlerde (Y) edenler de / 1958

1050/8  biliyorlar. (Y) // biliyorlar ya. / 1958

1074/10  Yalnışsınız (Y) // Yanlışsınız

1080/17  bera-i malûmat (Y) // berây-i ma’lûmât

1137/24  vücud-i fânîm (Y) // vücûd-i fânim / 1958

1144/16  saffet (Y) // safvet

1378 Mehmet Celâlî (Y) // Muhammed Celâlî

1379/1897  Van Vâlisi Hasan Paşa (Y) // Vanlı Hasan Paşa

1379/1897  Tâhir Paşa’nın konağında .. (Y) // 1379/1898  Tâhir Paşa’nın konağında .. / Tâhir Paşa'nın Van Vâliliğine ta'yîni 1898.

1380 1907 Bedîüzzamân İstanbul’a gitti. … görüş ve davranışları .. II. Abdülhamîd’i râhatsız etti. (Y) // Bedîüzzamân İstanbul’a 1907 sonlarında gitti.

1380 1908 … görüş ve davranışları .. II. Abdülhamîd’i râhatsız etti.

1380         Şeyh Bahîd (Y) // Şeyh Bahît

1381/1909  İki Mek. Mus. .. eserini te’lîf etti (eksik) // 1909 İki Mek. Mus. .. eserini te’lîf ve neşretti

1381 Meşrûtiyet’in îlânıyle serbest bırakıldı. (Y) // Meşrûtiyet’in îlânına yakın serbest bırakıldı.

1381 1911 Hutbe-i Şâmiye, … Devâü’l-Ye’s …eserlerini yazdı. (?) // 1911 H.Şâmiye (D. Ye’s), Münâzarât, Muhâkemât eserlerini bastırdı.

Kanâatimce Devâü’l-Ye’s, Hutbe-i Şâmiye’nin diğer adı.

http://risaletashih.com/index.php/en/tashih-cesitlemeleri/342-hutbe-i-samiyye-sorulari

1382  Batum, Tiflis yoluyla Van’a gitti. (1912)

Genel kabûl Bedîüzzamân’ın Tiflis’e gidişinin 1910 yılında olduğu şeklinde.. 1912’de tekrar gitmişse belgelendirilmesi..

1383/1915  Müttefikler Çanakkale Boğazı'nı ... (Y) // Mü'telifler (İ'tilâf Kuvvetleri) Çanakkale Boğazı'nı ... / Müttefikler bizim bulunduğumuz taraf.

1383/1916 Bitlis savunmasında yaralandı ve Ruslara esir düştü.. Ruslar tarafından .. // 1916 Bitlis savunmasında yaralandı ve Ruslara esir düştü ( 3 Mart).. Ruslar tarafından ..

1383/1916 Ruslar tarafından Kosturma’ya götürüldü // 1383/1916-17 Ruslar tarafından Van, Culfa, Tiflis, Moskova üzerinden Kologrif’e, ve nihâyet Poshekonye üzerinden Kostroma’ya götürüldü. (Kostroma’ya götürüldüğünde herhâlde 1917 idi.)

1383/1917  .. esir kampından firar etti (Y) // (Esir kampından firâr 1918 bahârı. Kuvvetli ihtimâl Nîsan ayında)

1383/1918  Varşova, Berlin, Viyana, … İstanbul (8 Temmuz) .. (26 Ağustos) (Y) // Petersburg, Varşova, Viyana, Sofya ..(18 Hazîran) .. (4 Ağustos)

1383/1918  Dâr.H.İsl. üyel. Atan. (26 Ağustos) (Y) /  Dâr.H.İsl. üyel. Atan. (Ağustos)

1384/1919   A. Nursî … ilk T.H. (?) /  A. Nursî … "müstakil" ilk T.H. veyâ İkinci T.H. / İlk T.H. Müküslü Hamza tarafından te'lif edilmiş olmalı, İ. İ’câz’ın neşri ile. (1918)

1384/1922  19 Kasım (Y) // 9 Kasım

1385/1923   beyannâme (1 Şub.) (Y) /  beyannâme (19 Ocak)

1385/1925  1925 (Y) // 1926

1385/1926  (25 Ocak) (Y) // 1927 Ocak sonları – Şubat başları  

İlk yazılan eser, “Küçük Sözler”.. “Lâsiyemâlar”, “Onuncu Söz”den önce..

http://risaletashih.com/index.php/en/tashih-cesitlemeleri/181-barla-da-ilk-risale

***

 

   (*): “Çanakkale’de muhârebe oluyordu” denilince, meşhur Çanakkale Muhârebeleri akla geliyor.. Ama bu muhârebelerin bitiş târihi, 9 Ocak 1916.. Hutuvât-ı Sitte’nin neşir târihi ile uyuşmamaktadır.

    Külliyâtın bütünü dikkate alındığında, Hutuvât-ı Sitte’nin Millî Mücâdele yıllarında, İ’tilâf Devletlerinin İstanbul’u fi’lî işgàli olan 16 Mart 1920’yi müteâkip neşredildiği açık olarak görülür:

 alt

“Müdür Bey, 
   Size teşekkür ederim ki, Kurtuluş Bayramının bayrağını koğuşuma taktırdınız. Harekât-ı Milliyede İstanbul’da, İngiliz ve Yunan aleyhindeki Hutuvât-ı Sitte eserimi tab’ ve neşirle, belki bir fırka [asker] kadar hizmet ettiğimi Ankara bildi ki, Mustafa Kemâl şifreyle iki def’a beni Ankara’ya taltif için istedi. Hattâ demişti: ‘Bu kahraman hoca bize lâzımdır.’ Demek, benim bu bayramda bu bayrağı takmak hakkımdır. Saîd Nûrsî” (Şuâ’lar)

    Kanâatimce, Târihçedeki ifâdede bir sehiv bulunmaktadır. İlgililerce gözden geçirilip tashih edilmelidir.

 

(**): "cansiperâne" şeklinde bir terkip yok!
 

    Mes’eleyi; “Evet, doğru yazılış şekli, "cansipârâne"dir ama halk arasında genellikle "cansiperâne" olarak kullanılmaktadır. … Risâlelere de halk arasında kullanılan şekli ile girmiştir. Buna benzer daha başka kelimeler de vardır..” gibi eften püften laflarla geçiştiremeyiz.. “cansipârâne جان سپارانه ”, hâlen günlük köşe yazılarında bile aslî şekliyle kullanılan bir kelime. (Merak edenler, Ekrem KILIÇ'ın "Okumak" başlıklı yazısına bakabilirler: 

http://www.risaletashih.com/index.php/en/basindan-secmeler/258-okumak-e-kilic 4. Paragrafın sonları  

 

    Üstâd Hazretlerinin ilk eserleri dâhil, Os. baskı veyâ teksir eserlerinde; havâs arasında bile, meselâ; “dürbün”, “istifrâ”, “istidâ”, “müdde-i umûmî”, “yirmi”, .. şeklinde yazılan/söylenen çok dahâ basit kelimeler dahî aslî şekli ile; “dûrbîn”, “istifrâğ”, “istid’â”, “müddeî-i umûmî”, “yigirmi”.. olarak yazılmış.. Hâl böyle iken, iltibâsa çok dahâ müsâid, “cansipârâne”, “kıblenümâ”, .. gibi kelimeleri, ne mecbûriyeti var da, tahrif sayılabilecek derecede bozuk bir imlâ ile; “cansiperâne”, “kıblenâme”, .. şeklinde yazsın veyâ söylesin ki?.. Bu; Risâle-i Nûr’un, Dili muhâfaza vazîfesi ile uyuşur mu?

 

    Geriye tek ihtimâl kalıyor: Olsa olsa, gözden kaçmış bir kâtip hatâsını tâkip eden müteselsil baskı hatâları söz konusu olabilir ve düzeltilmelidir. Yoksa bu, kendi hatâlarımızı Müellifine isnâd etmek gibi çok dahâ azîm bir hatâ olur.